Kar serpiştirir ya hani toprağa
damlar sonra yavaş yavaş eriyince sular
izlemek gibi işte o anı
geç kalınmış bir düşü hatırlamak kadar acı artık burada.
Güneş bir daha doğmaz bu tepelerde
öyle haber veriyor göçmen kuşları
ve gelmez o eski günler biliyorum,
gelse de biz görmeyiz.
Dağlar, tepeler duysun ki bu coğrafyada kader böyledir.
Hep böyle boynu büküktür çocukların,
yarınların endişesi tazedir hep anne yüreklerinde.
Bu bir şikayet değildir aksine belki de müjde.
Öyle ya, bu şekilde bereketlenmez mi evlerde şenlik,
bu küçük kederlerin sonunda gelmez mi sevinç dumanı tüten ocaklara?
Öyle olur.
Olmasa bile umut doğar gönüllerde ve siz bilmezsiniz bir tutam
umut için kaç gecesini sabah etmeyen yürekler vardır bu şehirde.
Dedim ya; coğrafya kaderdir. Ama bir coğrafyayı asıl anlamlandıran
kaderi değil midir zaten..?



