• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Deneme

Yazarın Farkı Nedir? / Aşk Yazarı Mustafa Çifci

Mustafa Çifci by Mustafa Çifci
26 Nisan 2026
in Deneme
0
Yazarın Farkı Nedir? / Aşk Yazarı Mustafa Çifci
0
SHARES
2
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Yazabilmek farklı bir şeydir!

Dünya genelinde yazar kartvizitinden daha üstün bir kartvizit yoktur. Dünyanın en değerli kartvizitinin “Yazar” kartı olduğu da uluslararası kabul görmüştür. Yazar, ölümünden sonra yaşayabilendir. Bir nevi ölümsüzdür, öldükten sonra da yol göstermeye devam eder. Çünkü edebiyat yazıları tüm zamanlar için geçerlidir. Yazı, özellikle edebiyat alanına giren yazılar evrenseldir. Burada evrensel dediğim de şudur; bir öykü Dünya’nın bir yerinde yazılır, diğer bir ucunda okunur, okuyan kendi yaşamına göre yorum yapabilir. Çünkü sözler duygusal anlamda bir bağ kurabilir, bir duygu oluşturabilir, hatta bir mekânın hayalini bile yaratabilir. Bu zamanın ötesinde bir süreçtir. Öyle ki Dünya’nın ilk aşk şiiri MÖ. 2037 yılında yazılmış olup bugün hala o duyguların geçerliliği devam etmektedir.

Dünyanın en seçkin mesleğidir yazarlık. Her zaman gıpta ile bakılmıştır. Sanatın, sanatçının tam tanımına uyar. Çoğu zaman yanlışlıkla ve bilinmeden şarkıcılara, sadece şarkı söyleyenlere sanatçı dendiği olur. Oysa bu yanlıştır. Sanatçı; üretebilen, ürettiğini servis yapabilendir. Oysa şarkı söylemek ise sadece icra etmektir. Eğitimini aldıktan sonra genelde herkes şarkı, türkü söyleyebilir. Oysa yazarlık böyle değildir. En çok ölümsüzleşen, en çok saygı gören işi yazabilmektir.

Yazar nasıl yazabilir, yazabilmenin sırrı nedir?

Yazabilmek, bilginin peşinden koşmak ve bilgili olmakla eş anlama gelir. Bilgi, insanın özgürlüğünü hissettiren duyguların en başında gelir. Farkındalık, bilgiyle gelen bir süreçtir. Hepimiz düşünebildiğimiz kadar algılarız bu yaşamı. Bilmediğimiz her şey bizim için yok anlamındadır. Bu anlamda yazar, farkındalığı en çok gelişmiş insanların başında gelir.

 

Yazının önemi nedir?

İnsanlık tarihi yazı ile gelişmiştir. Yazı eskimez; zamanı geçmez, herhangi bir eşya gibi atılıp çöp olmaz. Bütün kutsal kitaplarda yazı kutsaldır. Yazıya, yazarına, okumaya, eğitimine önem vermeyen birey ya da devlet gelişemez. Yazı; gelişmenin, değişmenin ilk adımıdır…

 

Yazmanın kolay olduğunu söylerler…

İnsanlar yazı yazmanın kolay olduğunu düşünürler. Hatta ilk gençlik dönemlerinde şiir yazdıklarını ve isteselerdi bu işi daha da ileriye götürebileceklerini söyledikleri de çok olur. Bir yerlerden akıllarında kalan dizeleri yazıp kendi şiirleri olduğunu söylerler ve buna kendileri bile inanırlar. Daha da ileri gidip; yazabilmek için bir manzaranın karşısında olmayı, doğanın içinde bulunmayı, yalnız kalmayı, hafta sonu tatillerinde farklı yerlerde bulunabilmeyi yazı yazmaya vesile olduğunu söylerler. Yazmak için gerekli malzemelerin buralardan toplandığını, yazarların bunlara zaman buldukları için ilham aldıklarını söyleyip, eğer kendisinin de bu imkânı olmuş olsaydı, bir sürü kitaplar yazabileceklerini söylerler. Oysa tüm bunlar yanlıştır. Böyle bir şey asla olmamıştır. Hiçbir doğa, hiçbir manzara, hiçbir ev ya da hafta sonu insana yazı yazdıramaz.

İsterse Dünya’nın en güzel kadını olsun; fiziğiyle, gözüyle, kaşıyla, yüzündeki gamzesiyle, mini eteğiyle, düzgün bacaklarıyla, dolgun göğüsleriyle yazı yazdıramaz.

İsterse yeryüzünün en yakışıklı adamı olsun; pahalı kravatı, saçıyla, başıyla kıyafetleriyle kimseye yazı yazdıramaz.

Aşk da yazdıramaz!

Mutluluk da yazdıramaz!

Mutsuzluk da!

Hüzünler de acılar da, ayrılıklar da yazdıramaz.

Yazabilmek, öncelikle bilgiyle olur.

Şairi, şair yapan da aşk filan da değildir, bilgidir.

Yazabilmek fiziksel bir güzelliğe bakarak değil, bilgiyle olur.

Ama şu doğrudur: güzellik ve estetik sadece ilham dediğimiz duyguyu harekete geçirebilir. Tüm yazarların bu anlamda beslendikleri bir yer vardır. Buradaki fark içindeki özlemi, gördüğü güzelliği kelimelere dökebilme yeteneğidir.

Tek başına fiziki güzellik, aşırı deli divane aşık olmak asla yeterli değildir.

Yeterli olmuş olsaydı ne olurdu?

Dünya’nın en güzel âşıkları, en güzel eşe sahip olanlar en büyük şair ve yazarı olurlardı. Ama böyle bir şey yoktur, olmamıştır.

 

Bilginin gücü nedir?

Bilginin gücü; yorum yapabilme yeteneği ile gördüğü güzelliği kelimelere dökebilme kabiliyetidir demek doğru tanım olacaktır.

Gördüğünü, hissettiğini dile getirebilmek, yazıya dökebilmek bilgiyle olacak bir iştir.

Yazarın ve yazının bu anlamda derinliğini de farklıdır.

Yazar, hiçbir zaman bireysel olarak kendini düşünmez, toplumun geneline hitap eder, olayları bireysel değil, objektif olarak ele alır.

Yani yazarın gönlü herkesi kapsayacak kadar geniştir.

Yazarın gönlü gökyüzüdür.

Yazar, gökyüzünün bir yıldızı değil, güneşin kendisidir.

Yazmak, bir doğum sürecine benzer. Bu süreç bir yükü taşımak gibidir. İçinde sürekli bir doluluk halinin var olmasıdır. Var olandan daha farklı bir şeyi söyleyebilmektir. Ve en çokta “mutsuz olmakla” ilgilidir, denirse abartı sayılmaz. Ve bilinmelidir ki mutluluğun anlatacak bir şeyi çoğu zaman olmaz. Yazarın iç dünyası acıyla, gözyaşıyla, hasretle doludur. Bir şeyleri daha iyi yapmak gayretiyle sürekli çalışır, gelişir ve olgunlaşır. Mutlu, mutsuz olmak ve üretebilmek ayrı şeylerdir. Kendi düşüncenden, kendi duygularından oluşan düşünce eylemini boş bir kâğıda dökmek her baba yiğidin harcı değildir.

Duran bir tekerleğin parmaklarının arasında düzenli bir aralık varken, hızla dönen tekerleğin parmakları görünmez olur ya; yazabilmek, hızlı dönen tekerleği algılayabilmekle aynı anlama gelir.

Yazar için yazmak, hayatın kendisi gibidir. Aşka benzer, tesadüf misalidir; karşılaşırsınız yakalarsınız, yaşarsınız ve zamanı geldiğinde biter dediğimiz ilham denen şeyi anlatır. İlham demek ise, daha önce bildiğini yazıya dökecek kadar yüreğinden taşma halidir.

Yazarlar için genelde ince ruhlu, duygusal, alıngan, kırılgan insanlardır diye söylenir. Çok doğrudur. Yazarlar; en çok kırılgan, en çok alıngan ve yalnız insanlar olmuş olsalar da, en güçlü insanlardır aynı zamanda…

İnsanlar sadece yaşadıklarını anlatabilir ya da yazabilirler. Örneğin, bilimsel makaleler, deneysel sonuçlara yönelik yazılar böyledir.

Yazarlar ise yaşamadıklarını da yazabilenlerdir.

Normalde insanların gündelik hayatta kullandıkları kelime sayısı oldukça azdır ve hep aynı kelimeleri kullanırlar; “Nasılsın? Ne var? Ne yok? İyiyim” gibi milyarlarca insanın güncel yaşamın içinde her gün ezbere bilinen kelimelerdir bunlar.

Oysa bir kitabın bir sayfasına bakın; kaç cümle, kaç kelime var?

Yazabilmenin ilk şartlarından biri de insanın çok fazla kelime biliyor olmasından geçer.

Yazabilmek, herkesin gördüğü ve yaşadıklarını kâğıda dökebilmektir. Bu anlamda yazar demek, kelime sayısını en çok bilen demektir.

Bunun farkını nasıl anlarız?

Anlamak aslında çok kolaydır.

Bir insanın günlük yaşamında kullandığı kelime sayısına bir bakın. Üşenmeyin, kendinizi test edin; bir defter alıp, söylediğiniz, çevrenizden duyduğunuz sözleri tek tek yazın. Bir günde, bir haftada kaç kelime, kaç cümle kullanılmış bunu tespit edin. Sonra gün içinde kullanılan aynı sözcükleri tespit edin. Sonrasında ise bir kitap alıp sayfalarına bakın. Fark ne kadar?

İsterseniz yazmanın nasıl bir şey olduğunu görmek için sizde bir kâğıt kalem alıp yazmaya başlayın ve bir on sayfa yazın bakalım, neler yazabileceksiniz? Çok sevdiğiniz birisine; anne babanıza, kardeşinize, sevgilinize, eşinize bir mektup yazın. Sonra bu yazdığınız mektubu tüm tanıdıklarınız ve tanımadıklarınızla paylaşın. Yazdığınız bu mektubu sadece yazdığınız kişinin mi okumasını istersiniz yoksa herkesin mi? Muhtemelen kime yazdıysanız sadece o kişinin okumasını isterseniz, hatta benim mektubumu neden başkası okusun diye de tepki verirsiniz…

İşte yazarın bir farkı da budur; yazdıklarını herkesin okumasını ister. Çok basit olarak yazarla, yazar olmayanın bir farkı bu dur. Okuduğunuz, gördüğünüz ya da tanıdığınız yazarları bir düşünün. O kitapları nasıl yazabilmiş, değil mi?

Yazarın yüreği sonsuz bir sevgi besleyip üretendir. En başta sanatçı düşüncesi, özgürlüğün, mutlu yaşamın temelinin eşitlik olduğuna inanır. Hiçbir zaman bireysel değil, toplumsal düşünebilen, toplum için isteyen, her şeyini paylaşabilen bir yüreğe sahiptir.

Yazarın yüreği, çekilen acıların, bitmeyen yoksulluğun, sonu gelmeyen özlemlerin, dökülen gözyaşların insanlığın değil, sadece kötü niyetli, bencil kişilerin bireysel ve yönetimsel kötülüklerinden geldiğine inanır. Bunun farkındalığını da ancak büyük devletlerin gerileme ve yıkılış süreçlerini bilirsek anlayabiliriz. Ayrıca Dünya haritasına bilinçle bakmak eğitimin, farkındalığın önemini çok iyi anlatır.

Herkes kendi odasını aydınlatacak kadar mum yakıp perdelerini kapatırken, yazar, perdelerini kapatmaz ışığıyla başka dünyaları aydınlatandır.

Yazarlar, diğerlerinin bilmediklerini bildikleri için yazabilirler.

Bilmek ise, bilmeyenlerden bir adım önde olmak anlamına gelir…

Ve bir adımlık önde olmak farkı ise yazarı yalnızlığa sürükleyebilir…

Ve yazarlar, kendi içlerinde yarattıkları dünyanın içinde yalnız yaşarlar.  [Aşk Yazarı Mustafa E. Çifci®- 2024]

 

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Previous Post

Ferrarisini Sokağa Park Eden Adam / Funda Kılıç

Mustafa Çifci

Mustafa Çifci

AŞK YAZARI MUSTAFA ÇİFCİ Türk Yazar, Şair, Sosyolog Yazdığı kitaplar ve sözleriyle aşk edebiyatına önemli katkılar sunan, aşkın en seçkin, en çok okunan yazarlarından birisidir. Duygusal derinliğiyle aşkı yeniden tanımlamış, aşkın en güzel hikayelerini yazmıştır. T.C. Türk Patent Enstitüsü tarafından “Aşk Yazarı Mustafa Çifci” marka patenti tescil edilmiştir. Bu anlamda kendi markasını yaratan yazar olmuştur. İşletme, Sosyal Hizmetler ve Sosyoloji lisans mezunu olup aynı zamanda Psikoloji Uzmanlık, Koçluk Mesleki Eğitmenliği ve NLP Uygulama eğitimleri ile Gedik Üniversitesi Yaşam Koçluğu eğitimini tamamlamıştır. Sosyoloji alanında, Türkiye’de kırsal ve kentsel aileyi büyüklük, ekonomik yapı, otorite ilişkileri ve çocuğun konumu bakımlarından karşılaştırılması konusunda araştırmalar yapmıştır. Bir süre sınıf öğretmenliği görevinde bulunduktan sonra, bankacılık hayatına başlamış, özel bir bankanın çeşitli bölümlerinde bölüm müdürü olarak görev yapmıştır. Ayrıca sendika temsilciliğinde aktif görevlerde bulunmuştur. Edebiyat alanına ortaokul yıllarında aile anılarını yazarak başlamıştır.İlk şiiri, “1985-Gençlik Yılı” adına düzenlenen yarışmada, “Azize” adlı uzun şiiriyle şeref ödülü almış, şiiri “Gençlik Antolojisi”nde yayımlanmıştır. “Aşkın Adı Sevişmek Değil”adlı deneme kitabı (1999) çok satanlar listelerinde yer almıştır. [Kaynak: emmedya.sabah.com.tr/extrafunky/extra/kitap.html- 25.11.1999] “Aşkta Haram Olmaz” eseri büyük ilgi görmüş, 4 baskı yapmıştır. Uzun yıllar radyo proğramları hazırlayıp sunmuş, şiir geceleri düzenlemiş, yazıları birçok dergi ve ulusal gazetelerde yayımlanmış, bir çok sanat etkinliklerine, TV programlarına konuk sanatçı olarak söyleşi ve imza günlerine katılım sağlamıştır. Ulusal ve yerel gazetelerde köşe yazarlığına devam etmektedir. Yazar, Türkiye'nin kültürel coğrafyasında yetişen, alanında Dünya ve ülke çapında Türkiye'nin edebi ve kültürel mirasını belgeleyen en kapsamlı çalışmalardan biri olan Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi'nde yer almıştır. Çifci'nin yazılarında; aşk, memleket özlemi ve emek mücadelesi gibi evrensel temalar öne çıkmakta olup, bu farklı özelliği yazarın evrensel bakışını, onun içtenliğini, özgün, kalıcı edebi üslubunu yansıtan birisi olarak öne çıkarmaktadır. Çifci, edebiyata önemli eserler kazandırmış birisidir. Yazarın bu başarısı, edebiyat dünyasında, aşk edebiyatının en güçlü temsilcilerinden biri olduğu bir kez daha tescillenmiştir. Yazar, aile içi bağların kırılgan yapısını, aşkın ve yalnızlığın iç içe geçtiği duygusal yolculuk ve insan ilişkilerini ustaca anlatır. Eserleri her yaştan okuyucuya hitap eder, toplumsal ilişkilere ışık tutan yönüyle insana, topluma ve canlı hayata eserleriyle değer katan birisidir. Ulusal ve Uluslararası Çalışmalarından örnekler: Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi, 2001 Biyografya – Ünlüler Ansiklopedisi-(C-3) 2002 Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi, 2002 Türkiye'nin kültürel coğrafyasında yetişen, alanında Dünya ve ülke çapında Türkiye'nin edebi ve kültürel mirasını belgeleyen en kapsamlı çalışmalardan biri olan Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi'nde yer almıştır. Bu dev eser, toplamda 11 cilt ve 4.840 sayfadan oluşuyor. Bu kapsamlı eserde, 11.200 yazarın biyografisine yer veriliyor ve bunlardan 5.500'ünün biyografileri, fotoğraflarıyla birlikte sunuluyor. (Kaynak: https://cumha.com.tr/ask-sairi-mustafa-cifci-11-ciltlik-dev-ansiklopedide-yer-aldi02.06.2025) İstanbul Şiirleri Antolojisi, 2003- Aşk Yazarı Edebiyatın İz Bırakan İsimleriyle Aynı Seçkide yer aldı.1453- 2003 yılları arası, 550 yıl boyunca, İstanbul’a yazılan şiirler toplanmış, fethin 550 yılı dolayısıyla sadece 550 şaire yer verilmiştir. Şairler arasından biri de şiirinde dönemin ruhunu yansıtan 550 şair arasında “Aşk Yazarı” unvanıyla tanınan Mustafa Çifci ’de bu eserde yerini almıştır. “Beklenen Gün” adlı şiiriyle emek, aşk ve özlem temalarını İstanbul’un taşına toprağına duyulan özlemle birlikte, göçmen emeği ve aşkı bir arada işleyen şair, yalnızca bir aşkın değil, Anadolu’dan İstanbul’a uzanan bir hayat mücadelesinin de aynı zamanda şiirsel bir tanıklığıdır. Aşk Yazarı, taşının toprağının altın olduğu söylenen İstanbul’da çalışarak köydeki nişanlısına, ailesine umut olmayı hayal ederken, duyguların altına dönüşmesini sorgulayan bir iç sesle, bireyselden tüm topluma şiiriyle sesleniyor. Şair, bu başarısı ile edebiyat tarihine anlamlı bir iz bırakıyor. Antolojide Fatih Sultan Mehmet, Bâkî, Nedim, Namık Kemal, Mehmet Akif Ersoy, Yahya Kemal Beyatlı, Nazım Hikmet, Necip Fazıl Kısakürek, Orhan Veli ve Rıfat Ilgaz gibi Türk ve dünya edebiyatının önemli isimlerinin yanında yer aldı. (Kaynak: yasamgazetesi.com.tr/istanbul-siirleri-antolojisinde-ask-yazari-mustafa-cifcinin-iz-birakan-siiri 09.0.92025 / İstanbul için yazdığı şiiriyle tarihte yerini alan Aşk Yazarı Mustafa Çifci - Hürses 28.08.2025 / https://cumha.com.tr/istanbul-siirleri-antolojisinde-ask-yazari-mustafa-cifcinin-iz-birakan-siiri 29.08.2025) Anadolu Rüzgârı Uluslararası Öykü ve Şiir Antolojisi, 2025- 22 ülkeden 105 şair ve yazarın seçildiği çalışmada 12 farklı dilden Türkçe ve İngilizce ’ye çevrilen 400 sayfalık uluslararası projede Türkiye’yi temsil eden isimlerden biri olmuştur. Diğer Kaynaklar: * Gençlik Yılı Antolojisi, 1985 * İstamonu Buluşmaları, Kastamonu’dan Türkiye’ye Altın Adamlar, 2014 * Biyografili Bulmaca Anı Kitabı, 2022 Türkiyte Sanatçıları * Aşk Yazarı kendi markasını yarattı. Aşka dair yazdığı yazılarıyla tanınan, basında “Aşk Yazarı” diye söz edilen Yazar Mustafa Çifci’ye edebiyat alanında kendi markasını oluşturdu. T.C. Türk Patent Enstitüsü tarafından “Aşk Yazarı” marka patenti tescil edildi. (https://www.yasamgazetesi.com.tr/mustafa-cifci-ask-yazari-unvanini-tescil-ettirerek-markalastirdi) 14.04.20214) * Başarı Hikayeleri. Edebiyat çevrelerinde “Aşk Yazarı” olarak tanınan, ismi tescil edilmiş olan Çifci'nin yazılarında ve şiirlerinde; aşk, memleket özlemi ve emek mücadelesi gibi evrensel temalar öne çıkmakta olup, bu farklı özelliği yazarın evrensel bakışı, onun içtenliğini ve özgün, kalıcı edebi üslubunu yansıtan birisi olarak öne çıkarmaktadır. Mustafa Çifci’nin bu başarısı, edebiyat dünyasında aşk edebiyatının en güçlü temsilcilerinden biri olduğu bir kez daha tescillenmiş oldu. (Kaynak: www.basarigundemi.com-https://esanmel.com/duygusal-derinligiyle/12.12.2024) * Mustafa Çifci Türk Edebiyatının Kalbinde Bir İmzadır. Yazdığı kitaplar, derin anlamlar taşıyan sözleri ve toplumsal bakış açısıyla aşk edebiyatına yeni bir soluk getiren yazar, bugün “Aşk Yazarı Mustafa Çifci” markasıyla edebiyat dünyasında özgün bir yer edinmiş durumda. (Kaynak: https://www.yasamgazetesi.com.tr/edebiyat-dunyasinda-bir-marka-olan-ask-yazari-hayat-kirmizi-turk-dergisinde-1- 04.11.2025) * Bir Aşk Filozofu: Mustafa Çifci’nin Akademik ve Edebi Yolculuğu Edebiyat Dünyasında Bir Markadır, Aşkı arayanların yolunda bir rehberdir. Aşkın büyüleyici güzelliğini, insanın iç dünyasındaki kırılmaları ve umudu en yalın haliyle anlatan Mustafa Çifci, yalnızca bir yazar değil; duyguların rehberi, kelimelerin şifacısı gibidir. (Kaynak: HAYAT KT SAYI: 227, Ekim 10, 2025) * Cumhuriyetin 100. Yılında İz Bırakan KalemlerAntolojisi, 2023, bu dev esere önsöz yazmıştır. (Kaynak: https://www.hurses.com.tr/bu-dev-esere-yazdigim-son-sozum 16.01.2024 * Şehit Şerife Bacı Sanat Ödülü_ Araç Eğitim Derneği_26.10.2025 Atatürk, Türk Kadını, Tomris Hatun, Kızılderililer gibi tarihsel araştırma yazılarıyla gündemi belirleyen yazara 2025 yılı başarılı sanatçılar kategorisinde Şerife Bacı sanat ödülüne değer görülmüştür. (Kaynak: Yeni Çağrı Gazetesi'nin 29 Ekim 2025 Çarşamba Tarihli Gazete Sayfaları- Yeni Çağrı Gazetesi- Güncel Haberler, Son Dakika ve Özel Röportajlar- 26.10.2025) Mustafa Çifci, aşkın büyüleyici güzelliğini, aşkı arayanların yolculuğunu anlatan bir yazar, başkalarının acılarını kendi yüreğinden ödeyen bir şairdir. Unvanı tescillenerek kendi markasını yaratmış Türk edebiyatında kendine özgü bir yer edinmiş ve aşkın evrensel dilini en iyi kullanan yazarların başında gelir. Yazıları sadece bir düşünce, bir duygusal anlatım değil aynı zamanda bir ruh taşır. Bu anlamda eserleri tüm insanlığı kapsayacak kadar evrensel izler taşır. Her yazısında topluma yönelik bir anlatı, bir derinlik, inanın yüreğine dokunan çözüm ve öneriler vardır. Yayınlanmış Eserleri: 1- Aile Albümü- 1, Şiir- 1984- 1. Cilt 2- Aile Albümü- 2, Şiir- 1984- 2. Cilt 3- Aile Albümü 3, Şiir- 1984- 3. Cilt 4- Beklenen Gün, Şiir- 1996 5- Sevgi Yağmuru, Şiir- 1997 / 2. Baskı KDY, 2023 6- Aşk Bu İse, Öykü- 1. Bskı Kora Yayın 1997 / 2. Bskı, Ares Kitap, 2008 / 3. Bskı Ares Kitap 2010 7- Bahar Aşkı, Öykü- Kora Yayın 1. Bskı Eylül 1997 / 2. Bskı Ekim 1997 8- Ceylan Gözlü Aydınlık, Öykü- Mart Sanat Evi Yayınları, 1998 9- Aşkın Adı Sevişmek Değil, Deneme - Ulusal Yayınlar, 1999 10- Ellerini Bana Sakla, Öykü- Ulusal Yayınlar, 2001 11- Aşkta Haram Olmaz, Öykü- 1. Bskı Mephisto Yay.2006 / 2. Bskı, Akis Kitap, 2008/ 3. Bskı Ares Kitap 2009 / 4. Bskı Ares Kitap, 2010 12- Akıp Giden Hayat, Öykü- Mep Kitap Yayınları, 2006 13- Aşkım Gözyaşı Oldu,Lirik Metinler- Öykü, Emre Yayınları, 2006 14- Aşk Olmayan Evlerin Kapılarına Kilit Vurulmalı, Roman- Siyah Beyaz Kitap, 2007 15- Adın Hüzün Olmasın, Öykü- Siyah Beyaz Kitap, 2007 17- Beni Öyle Sev ki Aşk Eski Bir Tarih Olsun, Öykü- Akis Kitap, 2008 / 2. Baskı Ares Kitap 2010 18- Bir Görüşte Âşık Olabilirsiniz Ama Asla Dost Olamazsınız, Öykü- Akis Kitap, 2008 18- Ne Yağmurlar Biter Ne de Ayrılıklar, Lirik Metiner, Akis Kitap 2009 / 2. Baskı KDY, 2023 19- Aşk Eski Bir Fotoğraftı, Deneme, Anemon Yayınları, 2014 20- Kalbime Dokunan Sözler, KDY Yayınları, 2022 21- Duygusal Ayrılık, KDY Yayınları, 2023

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Nisan 2026
  • Mart 2026
  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • Yazarın Farkı Nedir? / Aşk Yazarı Mustafa Çifci
  • Ferrarisini Sokağa Park Eden Adam / Funda Kılıç
  • Bir İntiharın Gölgesi / Hasan Turunç
  • Dost / Tuana Seymen
  • Meyus / Yunus Tuna

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.