• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Deneme

Evlilik Okulları Açılmalıdır! / Aşk Yazarı Mustafa Çifci

Mustafa Çifci by Mustafa Çifci
26 Nisan 2026
in Deneme
0
Evlilik Okulları Açılmalıdır! / Aşk Yazarı Mustafa Çifci
0
SHARES
1
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

İnsanlık tarihinde evlilik hep kutsal sayılmıştır ama buna rağmen kadınlar her dönem şiddet görmüş, evli kadınlar daha çok acı çekmiş, zaman zaman köle gibi insanlık dışı uygulamalara maruz kalmışlardır.

Oysa gerçek olan şudur ki: kadınlara eziyet edenleri de bir kadın doğurmuştur.

Aile kurumu tekrar ele alınmalı, ailenin daha sağlıklı yarınları için evlilik okulları açılmalıdır.

Evlenecek adaylar bu okullarda “karı- koca” olmanın anlamını kavrayacak başta duygusal bütünleşme, gebelik, çocuk bakımı, cinsellik, stres yönetimi, yatırım, tasarruf gibi aile olmanın gerektirdiği her şeyi kapsayan bir eğitimden geçmelidir. Evlenecek adaylara eğitim programı zorunlu olmalıdır. Sadece eğitimi tamamlayanlara evlilik- nikâh izni verilmelidir.

Evlilik, harika bir şeydir çünkü sürekli yanında bir sevdiğin, bir dostun, bir arkadaşın bulunması demektir.

Evlilik, uyum sağlanan bir eşle hayatı muhteşem kılan bir birliktelik demektir. Tersi olduğunda ise, tüm hayatı olumsuz etkileyen çıkmaz bir sokak gibidir.

                Evlilik, sadece fiziksel güzelliğin ve aşkın gözü körlüğünden kurtarılmalıdır.

Nişanlılık döneminde tamamen doğal, olduğu gibi olunmalıdır. İnsanı tanımak öyle kolay değildir. Yıllarca evli kalanlar bile bunu başaramazlar. Çünkü insanın gerçek iç yüzü, çıkarlarına zarar gelince, aradaki bağlar kopunca ortaya çıkar.

Lüks yerlerde görgü kuraları içinde kibar davranışlarla, süslü püslü giyimlerle, seksi oluşlarla iki kişi birbirini tanıyamaz. Örneğin eller ne kadar narin olursa olsun, evlendikten sonra o eller çocuğun bezini değiştirecektir. Flört dönemi gezmek, eğlenmek değil tamamen eş olacak adayı tanımaya yönelik olmalıdır çünkü her iki tarafta anne baba adayıdır. Duyguların uyuşması ve gelecek planların ortak olması yönünde tanışma en üst seviyede yaşanmadan karar verilmemelidir. Çünkü evlendikten sonra gelin daha güzel görünmeyecek, damat daha yakışıklı olmayacaktır.

 

Nikahta şahit olma ne işe yarıyor?

Nikâhlarda şahit olma bir işe yaramıyor. Şahit olan, şahit olduğu kişinin az çok ruhsal tarafını tanıdığını, yaşadığı olumsuz olaylarda gösterdiği tepkiyi anlatabildiği birkaç yaşanmış olayını tüm davetlilerin önünde anlatmalıdır. Olaylara nasıl tepki verdiğini, insanlara nasıl yaklaştığını o davette az çok herkesin bir bilgisi olmalıdır.

Şahit olacak kişinin tanınmış birisinden seçmek ise tam bir çıkmaz sokak gibidir. Şahit olacak kişi tanınmış olunca evliliğe bir katkısı mı olacak?

Hayır!

Çünkü nikâhta söz vermekle evlilik devam etmez. İlişkilerin devamını ve evliliğin geleceğini eşlerin birbirine davranışları, saygılı olmaları ve sadakatleri belirleyecektir.

 

Adam olmanın anlamı nedir?

İnsanın değeri bilgiyle ölçülür ama şunu da unutmamak gerekir; toplumda, iş yerlerinde, aile ve akraba çevresinde insanın değeri haddini bilme, hoşgörüsü, terbiyesi, saygı gösterisine göre tayin edilir. Bu saygının diploma ile ilgisi yoktur. Hani derler ya, “okumuş ama adam olamamış” diye, bu yüzden içsel gelişmenin, kişinin olgunlaşması son derece önemlidir.

Aile içinde adam olmak ise, eşine, yuvasına sahip çıkmakla aynı anlama gelir. Sahip çıkma, duygusal bütünleşmeyle mümkündür. Bu bütünleşme olmadığı sürece eşler kendi içlerinde yalnızlık çekecekler ve adım adım ayrılığa doğru gideceklerdir. Evlilik okulu bu düşünceyi verebilmelidir.

 

Aile nedir?

Aile demek, birbirlerini incitmeden sevebilecek yuva demektir. Eş demek, gidilen her yerde onu da temsil etmek demektir. Eşe gelen olumsuz her davranışta eşin hakkına sahip çıkabilmeyi, aynı safta yer almayı zorunlu kılar. Evlenen kişi kendi anne babası gibi yeni bir kök aile kurmuş demektir. Ailede sevginin yolu kötü anlarda eşini kırmamaya, hataları kabul etmekle korunabilir. Eşlerin duygusal zekâya sahip olması ise tüm evliliği kurtarandır. Duygusal zekâ dediğimiz şey ise; eşini anlayabilmek, dinleyebilmek, duygudaşlık yapabilmek ve tepkisine ters tepki vermeden eşinin neden öyle davrandığını anlamaya çalışmaktır. Ve unutmamak lazım gelir ki, eşlerin birbirlerini sevdiğini hissetmeleri evliliğin en güçlü tarafını oluşturur. Bu duyguyu hisseden çiftler ne kadar kavga etmiş olsalar da, kavganın sonunda birbirlerine dargınlık gütmezler ve sevginin insana güç veren en büyük etki olduğunu kalplerinde hissederler. Sevgi iyileştirir dediğimiz de budur; yalnız olmadığını hisseden çiftin mutluluğu hep sımsıcak olur…

 

Evlilik okulu neyi vermeli?

 Evlilik okulu; “Ya benimsin ya da kara toprağın” mantığının asla aşk olmadığını, kıskançlığın sevgiyle ilgisi olmadığını, ruhsal bir hastalık durumu olduğunu ve tedavi gerektirdiğini, insanın evlenince değişmeyeceğini, kötü giden evliliği çocuk yapınca iyi olmayacağını, bugün iyi olan duyguların yarın tam tersi olabileceğini anlatması esas olmalıdır.

Eğitim sürecinde mutlaka kişilerin görülmez olumsuz ve hastalıklı tarafları ortaya çıkacak, böylece bir tedavi sürecinin de başlamasına vesile olacaktır. Eğitim sonunda konunun uzmanları adayın evliliğe hazır olup olmadığını tespit etmeli, hazır değilse tekrar eğitim alması sağlanmalıdır. Bu yüzden evlilik okulları bir an evvel hayata geçirilmelidir. Hafta içi birkaç saat, hafta sonları tam gün gibi uygulamalar olabilir. Hatta bu okullara eğitim için gidecek çalışanlara izin durumları da yasal haklar içine alınmalıdır.

Evlilik okulları mutlaka kamu tarafından yapılmalıdır. Özel işletmeler bunun anlamını veremez çünkü sonuç topluma hizmet için değil daha çok maddi gelir elde etmeye yönelik olur. Örneğin bizim okula gelecek çiftlere hediyeler verilecek diye olayın özü pazarlamaya yönelme potansiyeli vardır.

Toplumun huzuru mutlu aileden geçer, mutlu aile mutlu bireylerden oluşabilir. Yarınlar eğitimlerle güvence altına alınmalıdır. Bireyin olgunluk seviyesine ulaşması için eğitim gereklidir.

Her insan sevgi ve şiddeti kendi yüreğinde taşır. Bu duygularını aile içinde ve eşle nasıl paylaşması gerektiğini bu okullarda verilmesi son derece önemlidir. Çünkü kadınlar, şiddeti en çok evliliğin içinde ve boşanma süreçlerinde yaşadıklarını görüyoruz. Daha mutlu, daha sağlıklı toplum için bireyin eğitimi, yaşamdan tat alması, hayalleri ve sevgiyi hissetmesi yarınlar için çok önemlidir. Kişi, hayatın güzel ya da kötü olduğunu evdeki huzur seviyesi kadar hissedebilir.

Eşinde kusur arayan kişi kendi kusurunu göremez. Eşinin beğenmediği yönlerini sürekli dile getirerek değil, beğendiği yönlerini çoğaltarak aile olunur. Herkesin bir kusuru vardır.

Ey Yüce Tanrım, bizleri kıymet bilen, değer veren, merhamet sahibi, aile insanı olan eşlerler karşılaştır. [Aşk Yazarı Mustafa E. Çifci Şubat 2025]

 

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Previous Post

Arkadaşım / Şahide Muhçu

Next Post

Meyus / Yunus Tuna

Mustafa Çifci

Mustafa Çifci

AŞK YAZARI MUSTAFA ÇİFCİ Türk Yazar, Şair, Sosyolog Yazdığı kitaplar ve sözleriyle aşk edebiyatına önemli katkılar sunan, aşkın en seçkin, en çok okunan yazarlarından birisidir. Duygusal derinliğiyle aşkı yeniden tanımlamış, aşkın en güzel hikayelerini yazmıştır. T.C. Türk Patent Enstitüsü tarafından “Aşk Yazarı Mustafa Çifci” marka patenti tescil edilmiştir. Bu anlamda kendi markasını yaratan yazar olmuştur. İşletme, Sosyal Hizmetler ve Sosyoloji lisans mezunu olup aynı zamanda Psikoloji Uzmanlık, Koçluk Mesleki Eğitmenliği ve NLP Uygulama eğitimleri ile Gedik Üniversitesi Yaşam Koçluğu eğitimini tamamlamıştır. Sosyoloji alanında, Türkiye’de kırsal ve kentsel aileyi büyüklük, ekonomik yapı, otorite ilişkileri ve çocuğun konumu bakımlarından karşılaştırılması konusunda araştırmalar yapmıştır. Bir süre sınıf öğretmenliği görevinde bulunduktan sonra, bankacılık hayatına başlamış, özel bir bankanın çeşitli bölümlerinde bölüm müdürü olarak görev yapmıştır. Ayrıca sendika temsilciliğinde aktif görevlerde bulunmuştur. Edebiyat alanına ortaokul yıllarında aile anılarını yazarak başlamıştır.İlk şiiri, “1985-Gençlik Yılı” adına düzenlenen yarışmada, “Azize” adlı uzun şiiriyle şeref ödülü almış, şiiri “Gençlik Antolojisi”nde yayımlanmıştır. “Aşkın Adı Sevişmek Değil”adlı deneme kitabı (1999) çok satanlar listelerinde yer almıştır. [Kaynak: emmedya.sabah.com.tr/extrafunky/extra/kitap.html- 25.11.1999] “Aşkta Haram Olmaz” eseri büyük ilgi görmüş, 4 baskı yapmıştır. Uzun yıllar radyo proğramları hazırlayıp sunmuş, şiir geceleri düzenlemiş, yazıları birçok dergi ve ulusal gazetelerde yayımlanmış, bir çok sanat etkinliklerine, TV programlarına konuk sanatçı olarak söyleşi ve imza günlerine katılım sağlamıştır. Ulusal ve yerel gazetelerde köşe yazarlığına devam etmektedir. Yazar, Türkiye'nin kültürel coğrafyasında yetişen, alanında Dünya ve ülke çapında Türkiye'nin edebi ve kültürel mirasını belgeleyen en kapsamlı çalışmalardan biri olan Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi'nde yer almıştır. Çifci'nin yazılarında; aşk, memleket özlemi ve emek mücadelesi gibi evrensel temalar öne çıkmakta olup, bu farklı özelliği yazarın evrensel bakışını, onun içtenliğini, özgün, kalıcı edebi üslubunu yansıtan birisi olarak öne çıkarmaktadır. Çifci, edebiyata önemli eserler kazandırmış birisidir. Yazarın bu başarısı, edebiyat dünyasında, aşk edebiyatının en güçlü temsilcilerinden biri olduğu bir kez daha tescillenmiştir. Yazar, aile içi bağların kırılgan yapısını, aşkın ve yalnızlığın iç içe geçtiği duygusal yolculuk ve insan ilişkilerini ustaca anlatır. Eserleri her yaştan okuyucuya hitap eder, toplumsal ilişkilere ışık tutan yönüyle insana, topluma ve canlı hayata eserleriyle değer katan birisidir. Ulusal ve Uluslararası Çalışmalarından örnekler: Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi, 2001 Biyografya – Ünlüler Ansiklopedisi-(C-3) 2002 Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi, 2002 Türkiye'nin kültürel coğrafyasında yetişen, alanında Dünya ve ülke çapında Türkiye'nin edebi ve kültürel mirasını belgeleyen en kapsamlı çalışmalardan biri olan Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi'nde yer almıştır. Bu dev eser, toplamda 11 cilt ve 4.840 sayfadan oluşuyor. Bu kapsamlı eserde, 11.200 yazarın biyografisine yer veriliyor ve bunlardan 5.500'ünün biyografileri, fotoğraflarıyla birlikte sunuluyor. (Kaynak: https://cumha.com.tr/ask-sairi-mustafa-cifci-11-ciltlik-dev-ansiklopedide-yer-aldi02.06.2025) İstanbul Şiirleri Antolojisi, 2003- Aşk Yazarı Edebiyatın İz Bırakan İsimleriyle Aynı Seçkide yer aldı.1453- 2003 yılları arası, 550 yıl boyunca, İstanbul’a yazılan şiirler toplanmış, fethin 550 yılı dolayısıyla sadece 550 şaire yer verilmiştir. Şairler arasından biri de şiirinde dönemin ruhunu yansıtan 550 şair arasında “Aşk Yazarı” unvanıyla tanınan Mustafa Çifci ’de bu eserde yerini almıştır. “Beklenen Gün” adlı şiiriyle emek, aşk ve özlem temalarını İstanbul’un taşına toprağına duyulan özlemle birlikte, göçmen emeği ve aşkı bir arada işleyen şair, yalnızca bir aşkın değil, Anadolu’dan İstanbul’a uzanan bir hayat mücadelesinin de aynı zamanda şiirsel bir tanıklığıdır. Aşk Yazarı, taşının toprağının altın olduğu söylenen İstanbul’da çalışarak köydeki nişanlısına, ailesine umut olmayı hayal ederken, duyguların altına dönüşmesini sorgulayan bir iç sesle, bireyselden tüm topluma şiiriyle sesleniyor. Şair, bu başarısı ile edebiyat tarihine anlamlı bir iz bırakıyor. Antolojide Fatih Sultan Mehmet, Bâkî, Nedim, Namık Kemal, Mehmet Akif Ersoy, Yahya Kemal Beyatlı, Nazım Hikmet, Necip Fazıl Kısakürek, Orhan Veli ve Rıfat Ilgaz gibi Türk ve dünya edebiyatının önemli isimlerinin yanında yer aldı. (Kaynak: yasamgazetesi.com.tr/istanbul-siirleri-antolojisinde-ask-yazari-mustafa-cifcinin-iz-birakan-siiri 09.0.92025 / İstanbul için yazdığı şiiriyle tarihte yerini alan Aşk Yazarı Mustafa Çifci - Hürses 28.08.2025 / https://cumha.com.tr/istanbul-siirleri-antolojisinde-ask-yazari-mustafa-cifcinin-iz-birakan-siiri 29.08.2025) Anadolu Rüzgârı Uluslararası Öykü ve Şiir Antolojisi, 2025- 22 ülkeden 105 şair ve yazarın seçildiği çalışmada 12 farklı dilden Türkçe ve İngilizce ’ye çevrilen 400 sayfalık uluslararası projede Türkiye’yi temsil eden isimlerden biri olmuştur. Diğer Kaynaklar: * Gençlik Yılı Antolojisi, 1985 * İstamonu Buluşmaları, Kastamonu’dan Türkiye’ye Altın Adamlar, 2014 * Biyografili Bulmaca Anı Kitabı, 2022 Türkiyte Sanatçıları * Aşk Yazarı kendi markasını yarattı. Aşka dair yazdığı yazılarıyla tanınan, basında “Aşk Yazarı” diye söz edilen Yazar Mustafa Çifci’ye edebiyat alanında kendi markasını oluşturdu. T.C. Türk Patent Enstitüsü tarafından “Aşk Yazarı” marka patenti tescil edildi. (https://www.yasamgazetesi.com.tr/mustafa-cifci-ask-yazari-unvanini-tescil-ettirerek-markalastirdi) 14.04.20214) * Başarı Hikayeleri. Edebiyat çevrelerinde “Aşk Yazarı” olarak tanınan, ismi tescil edilmiş olan Çifci'nin yazılarında ve şiirlerinde; aşk, memleket özlemi ve emek mücadelesi gibi evrensel temalar öne çıkmakta olup, bu farklı özelliği yazarın evrensel bakışı, onun içtenliğini ve özgün, kalıcı edebi üslubunu yansıtan birisi olarak öne çıkarmaktadır. Mustafa Çifci’nin bu başarısı, edebiyat dünyasında aşk edebiyatının en güçlü temsilcilerinden biri olduğu bir kez daha tescillenmiş oldu. (Kaynak: www.basarigundemi.com-https://esanmel.com/duygusal-derinligiyle/12.12.2024) * Mustafa Çifci Türk Edebiyatının Kalbinde Bir İmzadır. Yazdığı kitaplar, derin anlamlar taşıyan sözleri ve toplumsal bakış açısıyla aşk edebiyatına yeni bir soluk getiren yazar, bugün “Aşk Yazarı Mustafa Çifci” markasıyla edebiyat dünyasında özgün bir yer edinmiş durumda. (Kaynak: https://www.yasamgazetesi.com.tr/edebiyat-dunyasinda-bir-marka-olan-ask-yazari-hayat-kirmizi-turk-dergisinde-1- 04.11.2025) * Bir Aşk Filozofu: Mustafa Çifci’nin Akademik ve Edebi Yolculuğu Edebiyat Dünyasında Bir Markadır, Aşkı arayanların yolunda bir rehberdir. Aşkın büyüleyici güzelliğini, insanın iç dünyasındaki kırılmaları ve umudu en yalın haliyle anlatan Mustafa Çifci, yalnızca bir yazar değil; duyguların rehberi, kelimelerin şifacısı gibidir. (Kaynak: HAYAT KT SAYI: 227, Ekim 10, 2025) * Cumhuriyetin 100. Yılında İz Bırakan KalemlerAntolojisi, 2023, bu dev esere önsöz yazmıştır. (Kaynak: https://www.hurses.com.tr/bu-dev-esere-yazdigim-son-sozum 16.01.2024 * Şehit Şerife Bacı Sanat Ödülü_ Araç Eğitim Derneği_26.10.2025 Atatürk, Türk Kadını, Tomris Hatun, Kızılderililer gibi tarihsel araştırma yazılarıyla gündemi belirleyen yazara 2025 yılı başarılı sanatçılar kategorisinde Şerife Bacı sanat ödülüne değer görülmüştür. (Kaynak: Yeni Çağrı Gazetesi'nin 29 Ekim 2025 Çarşamba Tarihli Gazete Sayfaları- Yeni Çağrı Gazetesi- Güncel Haberler, Son Dakika ve Özel Röportajlar- 26.10.2025) Mustafa Çifci, aşkın büyüleyici güzelliğini, aşkı arayanların yolculuğunu anlatan bir yazar, başkalarının acılarını kendi yüreğinden ödeyen bir şairdir. Unvanı tescillenerek kendi markasını yaratmış Türk edebiyatında kendine özgü bir yer edinmiş ve aşkın evrensel dilini en iyi kullanan yazarların başında gelir. Yazıları sadece bir düşünce, bir duygusal anlatım değil aynı zamanda bir ruh taşır. Bu anlamda eserleri tüm insanlığı kapsayacak kadar evrensel izler taşır. Her yazısında topluma yönelik bir anlatı, bir derinlik, inanın yüreğine dokunan çözüm ve öneriler vardır. Yayınlanmış Eserleri: 1- Aile Albümü- 1, Şiir- 1984- 1. Cilt 2- Aile Albümü- 2, Şiir- 1984- 2. Cilt 3- Aile Albümü 3, Şiir- 1984- 3. Cilt 4- Beklenen Gün, Şiir- 1996 5- Sevgi Yağmuru, Şiir- 1997 / 2. Baskı KDY, 2023 6- Aşk Bu İse, Öykü- 1. Bskı Kora Yayın 1997 / 2. Bskı, Ares Kitap, 2008 / 3. Bskı Ares Kitap 2010 7- Bahar Aşkı, Öykü- Kora Yayın 1. Bskı Eylül 1997 / 2. Bskı Ekim 1997 8- Ceylan Gözlü Aydınlık, Öykü- Mart Sanat Evi Yayınları, 1998 9- Aşkın Adı Sevişmek Değil, Deneme - Ulusal Yayınlar, 1999 10- Ellerini Bana Sakla, Öykü- Ulusal Yayınlar, 2001 11- Aşkta Haram Olmaz, Öykü- 1. Bskı Mephisto Yay.2006 / 2. Bskı, Akis Kitap, 2008/ 3. Bskı Ares Kitap 2009 / 4. Bskı Ares Kitap, 2010 12- Akıp Giden Hayat, Öykü- Mep Kitap Yayınları, 2006 13- Aşkım Gözyaşı Oldu,Lirik Metinler- Öykü, Emre Yayınları, 2006 14- Aşk Olmayan Evlerin Kapılarına Kilit Vurulmalı, Roman- Siyah Beyaz Kitap, 2007 15- Adın Hüzün Olmasın, Öykü- Siyah Beyaz Kitap, 2007 17- Beni Öyle Sev ki Aşk Eski Bir Tarih Olsun, Öykü- Akis Kitap, 2008 / 2. Baskı Ares Kitap 2010 18- Bir Görüşte Âşık Olabilirsiniz Ama Asla Dost Olamazsınız, Öykü- Akis Kitap, 2008 18- Ne Yağmurlar Biter Ne de Ayrılıklar, Lirik Metiner, Akis Kitap 2009 / 2. Baskı KDY, 2023 19- Aşk Eski Bir Fotoğraftı, Deneme, Anemon Yayınları, 2014 20- Kalbime Dokunan Sözler, KDY Yayınları, 2022 21- Duygusal Ayrılık, KDY Yayınları, 2023

Next Post
Meyus / Yunus Tuna

Meyus / Yunus Tuna

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Nisan 2026
  • Mart 2026
  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • Yazarın Farkı Nedir? / Aşk Yazarı Mustafa Çifci
  • Ferrarisini Sokağa Park Eden Adam / Funda Kılıç
  • Bir İntiharın Gölgesi / Hasan Turunç
  • Dost / Tuana Seymen
  • Meyus / Yunus Tuna

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.