• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Öykü

Elenora’ya Mektup / Yaprak Karahan

Yaprak by Yaprak
26 Ocak 2026
in Öykü
0
Elenora’ya Mektup / Yaprak Karahan
0
SHARES
35
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter
“Ne oldu burada?” diye sordu Ahmet Bey’in oğlu huzurevinin müdürüne. Ama müdür dâhil herkes
susuyordu. Birbirlerinin gözlerine baktı iki hemşire. Sarışın olan dudağını ısırdı. Kumral olan
yutkunuyor, cebindeki mektuba dokunuyordu.“ Bu olayın peşini bırakmayacağım. Göreceksiniz.”
Tam çıkarken temizlik görevlisi Ayfer Hanım ile göz göze geldi Cem. Sesini yumuşatmak için nefes aldı. “
Ne oldu babama? Söylesenize…” Dudağını büzdü Ayfer Hanım önce. “Lütfen, öğrenmek istiyorum.”
Dikkatli bir sessizlik geçti gözlerinden.“ Tamam, uygun bir yerde anlatayım size tek tek.”
Öğrendi Cem olanları. Babasının odasına girmeden önce yutkundu önce. Dalga geçen iki kadın
huzurevinin mutfağında oturdular karşılıklı ve hafızalarında geriye sardılar yaptıklarını.
“Nasıl oldum, benzedim mi Elenora’ya “ Hahahaha… Siyaha bulayalım gözlerini ki çukurlaşsın. Bir ölüye
benze iyice.” Kalın dalgalı sarı saçlarıyla Müjgan aldı far paletini eline. Sürdükçe gotik filmden fırlayan
ölü gelinlere benzetti kendisini Ahmet Bey ile dalga geçme niyetiyle.
Cem, babasının dizlerine koymuştu elini. Ahmet Bey hatırlıyordu olanları ve konuşuyordu içinden sanki
kendisine uzaktan ama derinden bakan bir perspektifle.
“ Yağmur istese de uzağa gidemeyecek bir tutsak gibi huzurevinin camına düşüyordu. Badem ağacının
çiçekten etekleri hırpalanıyordu rüzgârın elinde. Görevlilerin ve diğer yaşlıların sesleri sanki toz
zerrelerinin içine giriyor, varlığı ile arasına küçük boşluklar koyuyordu. Yatağından güçlükle kalktı
Ahmet Bey, masasına oturup Elenora’ya titreyen elleriyle mektup yazdı;
Sevgili Elenora,
Sen ki zümrüt vadisinin yüreğini bir masal gibi içinde saklardın. O kadar güzeldin ki güneş doğmadan
önce sana uğrar, ay gecenin ruhunu okşardı. Şimdi ise bir ölünün parmaklarına benziyor hatıraların. Sen
ki heves kursağının dibini kazıyan derviş gibi yokluk kadehinin dibinde geçirdin zamanı. Kuş geçiyor
oysa. Yağmur düşüyor… Bakmıyorsun. Yıldızlar ki durmadan toprak atıyor üstüne. Gökyüzüne dek
yükseliyorsun. Bense yaşayan ölüler diyarındayım Elonora, tırmandıkça sana gömülüyor ruhum.
Gelip geçiyoruz Elenora ve hep nedense başladığımız yere çıkıyor yollarımız. Bunu ölmesen anlamazdım.
Biraz da öldüğün için öldüğümden anlıyorum. Burada gülme sakın. Neşemizi kaybetmişsek, anlam
arıyorsak uyuşmak için ölmüşüz demektir.
Ve… Hâlâ… Dünyanın bütün tasvirlerine seni anlatmak istiyorsam, yorgun düşmüşse kelimeleri harflerin
bu sana verdiğim sözdendir. Bu senin bana açıklanamayan yansımandan ve seni övme ihtiyacımdandır.
Ah Elenora! Duysan beni. Gelsen, kalbimin kırıklarından çıkar gibi… Şaşırtsan aklımın köşelerini.”
“Baba… mektup vermişsin görevlilere yollasınlar diye. Onlar da dalga geçmişler seninle. İnanmışsın.
Düşmüşsün merdivenlerden.” Gözlerinin altı mahvolmuş! Sulandı gözleri Cem’in de.
Ayfer mutfağa girdi. Tedirgindi Müjgan ile Meltem. “Söyledin mi yoksa Ayfer? “ Yok canım, niye
söyleyeceğim?” Arkasını döndü, bardak çıkardı çekmeceden.
Bir kumru kuşu kondu pencereye. Ahmet Bey kuşa baktı. Ardından masadaki boş bardağa ve sürahiye…
Sonra oğlunun gözlerine sabitledi bakışlarını.” Koydu oğlunun avcuna olmayan mektubu. Masaya geçip
adres yazdı. Görevli Müjgan cebindeki yazılı mektubu yırtıp çöpe attı. Bir yandan da Ahmet Bey’in
düşme anını hatırladı. Nasıl da düşmüştü zavallı. Diyordu durmadan: “Elenora, zümrüt vadisinin
masal kahramanı… Demek ki özlem denizinde bir dalga oldun da duydun feryadımı…”
Ahmet Bey oğlu için yazdığı mektubu oğluna doğru getirirken ayırdı zarfın ağzını. Yeteri kadar
yaklaştığında olmayan mektubu avuçlarından zarfa bıraktı. Kısık bir sesle fısırdadı dudakları.
“ Bu yaşananlar, gözlerimin altındaki morluk… Hepsi Elenora’nın heyecanından, hepsi koca bir yalandır.
Hayat ki yanlış anlama ve anlaşılmalar durağıdır. Tuhaflık da tuhaflığım da bundandır. O sebeple
görevlilere benden teşekkür etmeyi unutma sakın. Çünkü onlar yokluğun oyuklarında kederle çürüyen
bu zavallı kalbime serap göstermişlerdir. Görecek kadar yakın ulaşamayacak kadar uzaktayımdır.
Yabancısı değilim, burasıdır diyarım.”
Ağzı kapatılmayan zarfla bir en yakın deniz kenarına geldi Cem. Gönderen kısmında yazıyordu: ‘nereye
istersen’…Banka oturdu. Derin bir nefes alıp sırtını geriye yasladı. Güneşin ışığını kabından yansıtan
deniz parıltılarıyla güneşe karşılık veriyordu sık sık. Bir kendisi vardı bir de öveceğine söz verdiği
Elenora’sı.
Cem tekrar aldı avucuna olmayan mektubu. Çukurlaştırdığı elini denize doğru uzattı. Olmayan
mektubun rüzgârın kanatlarındaki havalanışına baktı. Biraz daha biraz daha geriye gitti kafası, kirpiğine
sanki bir bulut takıldı. Ufuk çizgisine oturan güneş haşlanmış yumurta sarısı gibi akşamın midesine
girmeye hazırlandı.
Ahmet Bey uyuyordu. Elenora rüyasındaydı. Elinde tutuyordu Edgar Allan Poe’nin kitabını.
“ Rahat uyu çünkü aşkın ruhu sultan ve hükümdardır. Tutkulu kalbine Ermengardin denen kişiyi alınca
Elonora’ya verdiğin sözlerden muaf tutuldun. Bunun sebeplerini ise cennette öğreneceksin.”

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Previous Post

Sonsuzluğun Fısıltısı / Serhan Pakdemir

Next Post

Umutsuz Çığlık / Melek Acar

Yaprak

Yaprak

Next Post
Umutsuz Çığlık / Melek Acar

Umutsuz Çığlık / Melek Acar

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Mart 2026
  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • Çapraz
  • MODERN CENAZE
  • SERÇE
  • Taşınmayan Bir Şey Var İçimde
  • Çekmecedeki sır

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.