SALINCAK
(bir umut hikâyesi)
Şehirlerarası yolcu otobüsü durdu.
Yalan! Hayat durdu, zaman durdu
Uzaklardan, bin yıllardan gelen çığlık durdu…
‘ben’ dedi kadın
Elindeki bavuluydu; topladığı kendinden
Ucunu tutarak sıkıca inatla
Tutamadığı; saldığı soluklanması
‘hiçbir şey istemedim benden öteye
Geçmedim de benden öteye’
Daha sıkı tuttu acısını
Kalbine gözlerinden yol bulan
umuttu tuttu ‘hiçbir şey’
Şimdi bir elinde yıkıntıları, diğeri boş…
Boş yanına attı yüreğini; iki güzel kelebek kondurdu
Can evine
Öyle narin, öyle hassastılar ki
Nefes almaya kıyamadı… Tuttu.
Nefes almayı unuttu…
Titredi birisi; kadın can çekişmede
Ürktü diğeri; kadın ölümlerde
Araba durdu; bir şehir istiyordu, yalan!
Bir dünya, bir kâinat, bir hayat istiyordu!
‘gitme’ dedi titreyen; kalbini gözleriyle kanatırken
‘gitme’
Saniyede yaşlanırken
Yaşlanırken an be an; kadın yok oluşları seçti…
Kendinden vazgeçmeleri… Tuttu

