
Şimdi çocuklar ölüyor ya
Öfkeyle namluya sürülen mermilerle
Tanrılar kör ,Tanrılar sağır ,Tanrılar dilsiz
Susmak diye bir dil mi var !
Geçip giden bir sonbahar gibi hadsiz.
Bir alaturka şarkıda geçer adları en fazla
Bir gri duvar köşesinde belki
Bir ağacın kabuğunu oyan ağaçkakan gibi
Oyup geçer kurumuş yaraları.
Acı bizsek geçer diyor
Acı bizimse geçer…
Umudu rehin bırakıp gökçe dağlara
Apansız esen bir rüzgar gibi
Apansız esip gidiyor işte hayat
Ama yetmiyor yine de bir ömür
Alışmak için bu dar sokaklara
Kopartılıp atılmışken çocukluğumuzdan
Sereserpe bir Ankara sabahında
Oturup bir kaç kitap okurduk
Yakmasalardı her çağın kitap yakıcıları
Bir vitrin camında karşılaşırdık
Bir kızıl maskenin ardında
Özledim şimdi adlarını
Seslerini özledim yitip gidenlerin
Dudaklarımda bir çiğ tanesi artık gözleri
Hatırladıkça unutulup giden
Ama yinede acı bizimse geçer
Geçer gider acı bizsek eğer
Ah İçinde çöl rüzgarı esen kalbim
Adına yaşamak diyorlar bu sessizliğin
Oysa bir kurşun gibi duruyor karşımızda hayat
Usulca okşuyorsun namlunun ucunu Her gece
Avuçlarında sımsıcak bir sevda türküsü
Açıp koyversen uçup gidecek bütün şiirler
Gün geçiyor çoğalıyor kentte faili meçhuller
Ah içinde bir kurşun saklayan kalbim
Adı koyulmamış bir çığlığız bu kentin sokaklarında
İnsanda utanıyor, insan olmaktan bazen.
Hangi kuşlar terk edecek şimdi bu göğü ?
Hangi dostlar göçüp gidecek?
Şimdi çocuklar ölüyor ya
Besmeleyle namluya sürülen mermilerle
Tanrılar kör ,Tanrılar sağır ,Tanrılar dilsiz.
Lal olmuş bir vicdan gibi hadsiz
Susmak diye bir dil mi var ?
Güngör Kaya


