Zor günler, hüzünlü…
Uzaklığın ölçüsünü nasıl anlatayam ki sana?
Metreler evrensel değil neznimde
Her kapının ardında büyür özlemin.
Kabul, elzemdir zaman inkâra durmam
Fakat dert etmem gücümü aşan durumları
Akış, ilerlesin dursun yine bildiğince
Beynime beynime ateşlesin silahlarını
Ben de geçmişi seninle anarım, kıymetli
Şimdiyi güzelce ağırlarım, misafir
Gelecek ise ikilemler imparatorluğu…
Kavramlar ve mekânlardan çok öte
Kendimden tüm artakalan
Küçücük, aciz, belirsiz bir nesne.
Biliyorum,
Aklımı yitiriyorum anlamsız suretler arasında
Ama asla istemem, size kalsın fikriniz
Hem, ne hacet kılavuza?
Aleni şekilde görünüyor köyler
Kıtlık, susuzluk ve kıranın iki eli yakamızda
Altından su akmayan köprüler
Artık amaçtan çok araç
Lâkin boş lakırdı bunlar,
Dünya yansa ne umurum?
Gururumun bir hükmü yok, inan bana
Son nefese dek yanında olurum ihtiyaç hâlinde.


