YAŞAM..Hayatta bir ideolojin yoksa prakmatik düşünmen çok normal.
İnsan boşlukta düşünmez. Her düşüncenin arkasında görünür ya da gizli bir pusula vardır. Buna kimi insanın yönünü belirleyen bir şey yoksa, yönünü rüzgâr belirler. İşte o zaman pragmatizm kaçınılmaz olur. İdeolojisi olmayan insan, anın ihtiyaçlarına göre şekil alır. Doğruyu değil, işe yarayanı seçer. Çünkü elinde “neden” yoktur; sadece “nasıl” vardır. Bir gün savunduğunu ertesi gün terk edebilir, çünkü onu bağlayan bir ilke, bir omurga yoktur. Belirsizliğin içinde kaybolmamak için insan, kendine en kısa yolu seçer: işine geleni.
Oysa bir ideoloji, insanı sınırlar gibi görünse de aslında ona derinlik kazandırır. “Hayır” diyebilme gücü verir. Her fırsatın peşinden koşmak yerine, bazı fırsatları bilinçli olarak reddetmeyi öğretir. Çünkü bilir ki her kazanç, bir kaybı da beraberinde getirir.
Belki de mesele şu: İnsan sadece yaşamak mı ister, yoksa anlamlı yaşamak mı?
Eğer cevap ikincisiyse, o zaman bir yerlerde bir “neden” bulmak zorundadır.
Beden hareket ister, zihin merak,ruh ise anlam arar bu üçlü birlikte hareket etmezse insan yönünü kaybeder…
Nevin Yılmaz

