Veneta/ Ali Doğan

Telefon çalmaya başladığında Veneta duştan yeni çıkmıştı. Saatlerce suyun altına bırakmıştı kendisini. Dün akşamki günahının kefareti buydu.
Su, vücudundaki kirle birlikte günahlarını da silip süpürüyordu.

Havluya sarınıp yatağın başucunda, komodinin üzerinde duran telefona gitti, ıslak saçları boynunun arkasına ve omuzlarına yapışmıştı. Telefonu cevapladı ve adını söyledi. Arayan babasıydı, onun söylediği tek kelime bile Veneta için yeterliydi. Başka kimsenin söyleyemeyeceği şekilde ve her zaman dediği gibi, tatlım, diyordu…

Veneta hiçbir şey diyemedi. Çünkü babası onu tam soluk verirken yakalamıştı, kadının ciğerleri havasız bir kâğıt destesi gibi dümdüzdü şu an. Aynı ses bir kez daha konuşmaya başladı. “Tatlım! Orada mısın?”

Veneta’nın bacaklarındaki bütün güç buhar olup uçtu. Yatağa çökerken üstündeki havlu yere düştü ve bacakları altındaki çarşafı ıslattı.
Dişleri kenetlenmiş bir halde tekrar nefes almaya başladı. “Baba, gerçekten sen misin?” dedi, dehşet içinde kalmış birinin ulumasıyla.
Çünkü babası on yıl önce ölmüştü…

“BABA!” dedi Veneta, umutla ve mantığına meydan okuyarak. Ama bağlantı kesilmiş, babası yerini telesekretere bırakmıştı.
“Yanlış numara tuşladınız. Lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.”

Veneta telefon kulağında öylece kalakaldı. Çok geçmeden de çıplak bedenini yatağa serdi, ruhunu da beraberinde sürükleyerek…
Uykuya dalmadan önce eski günlerdeki baba ve kızı düşlüyordu.

“Veneta pencere kenarında babasının gelişini bekliyor. Onun yokluğunda soluduğu hava yaşayabilmesi için yetersiz. O, süper güçleri olan bir kahraman. Dokunduğu her şeyi büyülüyor, Veneta’yı da. Ve birazdan dışarıda yağan karı da büyüleyerek geçecek… Bundan emin.

Derken babası çıkageliyor. Kendisinden önce gölgesini fark ediyor Veneta. Karların üzerine düşen gölgesini. Hissettiği heyecanı anlatabilmesi için yeterli dağarcığa sahip değil. Çünkü henüz yedi yaşında. “BABA!” diye bağırarak koşturuyor kapıya.

Kahramanı karşısında sıcacık gülümsüyor. Yanağında oluşan gamzeye hayranlıkla bakıyor Veneta.

“Benim küçük tatlım!” diyor adam.

Küçük kız babasının boynuna atılırken, mutfaktan bir anlık başını uzatıp kendilerine bakan annesinin kıskançlıktan delirmesini umuyor. Bu düşünce Veneta’yı mutlu ediyor.”

***ikinci bölümün sonu

Loading

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
1986'da İzmir'de doğdu. Üniversite mezunu olup sınıf öğretmenliği yapmaktadır. Evli ve bir çocuk babasıdır. On yılı aşkın süredir şiir, roman ve öyküler yazıyor. Kitapları : Absürt Hikayeler /Nizamettin Nizamsız (takma ad) /deneysel öyküler (2020) Elektronik Devralış /Bilimkurgu/roman (2020) Aşka/şiir (2020) Uyumsuz Bir Bilincin İzdüşümü /Otobiyografi/ roman (2022) Fare Kapanı /öykü derlemesi (2023) Havuç Kafalar /öykü derlemesi (2024) Sonsuz düş /şiir (hazır dosya) Minik öyküler /öykü (tamamlanmamış dosya) Ödüller / Başarılar "Fare kapanı" adlı öyküsü 1.Yılmaz Sunucu öykü yarışmasında *birincilik ödülüne değer görüldü. (2022) Öykü, Kibele Kültür Sanat'ın hazırladığı "Sözcüklerin dansı" adlı öykü antolojisine alındı. "Kirpi" adlı öyküsü 8.YAZAK öykü yarışmasında mansiyon ödülü aldı. (2023) "Havuç" adlı öyküsü 9. YAZAK öykü yarışmasında *ikincilik ödülüne değer görüldü. (2024) "Ses" adlı öyküsü Myrina yayınları tarafından yayımlanan "Büyü Kutusu ve İnsan Çıkmazı" adlı derlemede yer aldı.(2023) "Komşum Edgar Allan Poe" adlı öyküsü "Luna yayınları" nın düzenlediği yarışmada 374 öykü arasında finalist listesine girdi.(2023) "Cumhur Dede" adlı öyküsü Cüneyne Dergisi 100. Yıl Cumhuriyet Seçkisi'nde yer aldı. (2023) Acemi ve Erik Ağacı dergilerinde yazdı.
Yazı oluşturuldu 64

Bir yanıt yazın

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön