Geçmiş Yılların Goog’ları – Gazeteler / Hatice Ümit Arpınar

 

1950’li yıllardan 1980’li yılların sonlarına kadar ki gazeteler şimdiki SOSYAL MEDYA gibiydi.

Her evde mutlaka bir, hatta bazı evlerde iki gazete olurdu ve ev halkının hepsine hitap ederdi.

Evin en küçükleri, ilk olarak çizgi romanları (Fatoş, Basri, Güngörmüşler, Sadık Demir, Dedektif Nick gibi) okurlardı.

Evin genç kızları, önce falını sonra tefrika (her gün bir bölümü yayınlanan) romanı okur, moda sayfasına bakmadan geçmezlerdi.

Evin annesi, ne pişireyim diye aşçının sütununa, sonra o gün doğan çocuklara ne isim konacağına bakar, Güzin Abla ne öğütler vermiş, magazin haberlerinde kimler varmış hiç kaçırmazdı.

Evin erkekleri, spor sayfasına ilk bakanlardı, gazetenin manşeti okunur, resimlerine bakılır, siyasi haberler daha çok radyodaki akşam ajansından (haberlerinden) daha sonraları televizyonun haberlerinden  takip edilirdi.

Seçim haberleri Bedri Koraman’nın  karikatürlerinden öğrenilirken,  ilk sayfa karikatürleri  de siyasi durumla ilgili olurdu. Memleketin durumu gazetenin baş yazarlarının makalesi okuyarak anlaşılırdı.

Sinemaya gitmeden önce, Atilla Dorsay’ın film eleştirileri dikkate alınır, radyo programları, TV dizileri ve eleştirileri okunurdu.

Kare bulmaca her gazetede mutlaka vardı, ilk çözen kurşun kalemle yazar ve başkalarınında çözebilmesi için silerdi. Ertesi gün çözümü verilen bulmacadan bir çok kelime öğrenilirdi. 

İlaç adı vermeden doktorunuz soğuk ve sıcak havalarda ”nasıl hasta olmazsınız” bilgisini verir, ne yemeniz gerektiğini mevsimine göre yazardı.

İşsiz mi kaldınız? Ev mi arıyorsunuz? ( kiralık satılık), hüviyetinizi (kimlik) mi kaybettiniz? vs. küçük ilanlar sizin içindi.

Ölüm ilanları herkesin dikkatini çeker, yarım sayfa verilen varsa yine memleketin bir zengininin ölmüş olduğu anlaşılırdı.

Gazeteler, Türkçe  imla kurallarına dikkat eder, ilkokulda okumaya başlayan çocuklar gazete okuyarak yarışırlardı.

Gazeteler, mutlaka günü gününe okunmalıydı, eskileri soba tutuşturmaya, kese kağıdı yapmaya yarar ya da  maçlarda  minder olarak kullanılırdı.

Ne zaman ki 1990’lı yıllarda kitap, mutfak eşyası, tabak vs. promosyon vermeye başladılar gazeteler artık kupon için alınmaya başlandı.

Şimdiki internet asla ve asla gazetelerin verdiği keyfi vermiyor, eski gazeteler evdeki herkese hitap eden bir KÜLTÜR HAZİNESİYDİ.

HATİCE ÜMİT ARPINAR

Loading

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
HATİCE ÜMİT ARPINAR Kayseri doğumluyum. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunuyum. Emekli olduktan sonra bir süre Milli Eğitime bağlı okullarda ücretli öğretmenlik yaptım. İki çocuk annesiyim. Çocuk hikayeleri yazıp çocuk kitapları çıkarmayı hedefliyorum.
Yazı oluşturuldu 3

Bir cevap yazın

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön