Şu talimli kalem ve aşina defter,
Alışkın dudaklardan dökülen sözler,
Dört yanda anlam arayan gözler,
İçimdekiler nedir, inan bilmiyor.
Bir rüya gibi geçip gitti seneler,
Geç gelen baharlarda açar mı güller?
Genç satırlar yazan, ihtiyar eller,
Zaman hiç geçmesin, dursun istiyor.
Kalbimde biriken ne çok şey var,
Yanan ve de yakan pek çok satırlar…
Kalmalı ardımda, geçse de yıllar,
Yüklendiklerim ayan olmak istiyor.
Söylesin ismimi şiir bilenler,
Derleyip hayatı, şekil verenler,
Bulutları havada yüzdüren eller,
Bilsinler gönlümden neler geçiyor.
Söylenmesi lazım gelen tüm şeyler,
Söylenmiş olsaydı, evvelden eğer,
Ardı sıra dizilip bu kelimeler,
Nasıl da ruhumdan taşıp duruyor?
Gam küfesi sırtlanan, titreyen dizler,
Hali izah bilmeyen, nasırlı eller,
Uyku yüzü görmeden pek çok geceler,
Satırlarda şifa bulmak istiyor.
Bir ömrün yarısı, geçince meğer,
Lazım olmakta artık hızlı kalemler,
Düşerek önüme tüm kelimeler,
Ardına birbirinin, koşmak istiyor.


