Eski bir balıkçı meyhanesi,
Dosta kurulmuş bir masa.
Bir yürek var dara düşmüş,
İkisinin de gönlü alabora.
Sessiz sedasız kalkıyor kadehleri,
Tespih taneleri gibi dökülüyor gözyaşları.
Öylece geçip gidiyor saatler,
İçi boş bardaklar,
Devrilmiş şişeler masada.
Bitmiş izmaritlerin külleri dağılıyor etrafa,
Dost kapısında derdi olanda bir olmayanda.


