Sokakların arkadaş canlısı, şehrin cazibesi tanrı’ nın melekleri.
Tüylü sakinler tarihin içinde. Yürüdüğümüz her yerde sevimli patilerin ayak izleri…
Kalbi kara kutuların ayakları harmanında. Biliyor olmalısınız.
Kökleri çok eski zamana uzandığını.
Gemileri ve evleri kemirgensiz tutmak için değer verildiklerini. Derin sevgi beslediklerini. Sokakların enlerini… Hiç semt turuna çıktınız mı?
Yaya olarak. Ünlüsü de var ünsüzü de. Aa dediğinizi duyar gibiyim. Nasıl mı? Ayosofya’ yı mesken tutmuş Gli’ si vardı.
En çok ta turistlerin dilinden düşürmedikleri tombik bir o kadar da sevimli ünlü Gli… Boy boy resimleri çekilen sevimli mi sevimliydi. Hatta Ayasofya’ ya girer girmez eğer uyumuyorsa miyavlamasıyla sizi karşılar, hoş geldin derdi… Gli’ ye arkadaş olsun diye Kılıç’ ı getirdiler ta Ankara’dan.
Kılıç tarihi mekanda sıkıldı fazla barınamadı. Kaçtı gitti. Nereye! bilinmedi hiç bir zaman. Yoksa kaçırıldı mı? Acaba aşık mı oldu? Camii kedileri, biraz dindar mıdır? Kitapçı kedileri, göz mü kamaştırır? Ciğerci kedileri, boğazına mı düşkündür? Sokakları güzelleştiren patiler çocuklara canlı oyuncak mı?
Kenarları kırık bir çeşmenin içine kıvrılmış kediler tarihi mi koklar… Dar sokak aralarında dolaşan cılız kediler unutulan anıların kalbini mi izler… Keyifçi kedilerle aşkın buluştuğu caddelerde poz veren gençleri gördün mü hiç…
Güneşli günlerin kuytu köşelere çekilip uykunun tadını çıkaran miskin kedi midir? Gıdı gıdı yaptığında nasıl da zevkten dört köşe olduğuna şahit oldun mu pisilerin… Rüzgarda uçuşan tüyleri sevdin mi? Ayasofya’nın Gli’ sinin ömrü sona erdiğinde hemen hemen bütün şehir ( Turistler de) üzüntülere gömülmüştü.
Tarihi mekandaki Gli gitti yerini başka arkadaşına Seymen’ e devretti…Belki gidenin yerini hep aratsa da çok sevimli. Durmadan bakıyor gözlerinden süzerek geçiyor kalplere. Ah o iyimser hallerimiz…Hiç bir şey anlatmıyor dili. Sırtını döndüğünde kapanan gözlerinle. Yeniden doğuyor güne. En can alıcı yerinden vurarak…Çok akıllı pamuk pisicik… Şehrin köşelerinde yürürken bir patisi kırık gözünde üzüntü olanı görebilirsiniz. Gördüm.
Sokakların sessiz gölgelerinde gizlenebilirler. İyi bakının. Küçük dostlar hayatın derin yüzünde… Pencerelerde uyku…Küçük yavru kediler… Yıldızlı gecelerde küçük havlama sesleri yankılanır.. Duyabilirsiniz. Küçücük sevgi sözcüğü yeter onlara. Belki bir parça ekmek , bir kap su ve az biraz mama …O mavi , gri , kara gözlerle sizi sarar sarmalar… Sana aşk olsun İstanbul… Gözleri yağmurunu döken bulut, kalbimi sakladın patilerinde.