Bir yerlerde bir kral uyuyor…
Cafcaflı işlemeli,
Bol desenli özel bir taşın içinde.
Cenazesinde ağlayanları anımsıyor,
Ve sonrasında her şeyin yoluna girmesini…
Hırsları geliyor aklına,
Yaktığı canlar duruyor ayazın ortasında.
Üşüyorlar birlikte…
Artık çırılçıplak!
Artık yapayalnız!
Kral odasında bir kral uyuyor.
Altın yazmalı örtünün altında…
Işıklı duvarların gölgesinde…
Şarap kadehlerinden dökülen,
Kan kırmızı hayatı geliyor aklına.
Susuyor, canı yananlar gibi…
Adını yazdırdığı kılıçlar paslanmış,
Hain dedikleri çoktan aklanmış,
Görkemli konuşmaların ihtişamında,
Bir avuç toprak gibi uyuyor.
Manasız, anlamsız beklentilerin,
Yalan yanlış sebeplerin,
Sonu olmayan nedenlerin,
Karanlığında uyuyor bir kral.
Önce yüzü sonra ismi,
Ve en son tebessümü bile unutulacak.
Ve bir gün!
İşte o gün!
Hiç yaşamamış gibi olacak.
Her son muhakkak,
Başlangıcına karışacak.



