• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Öykü

Kabulleniş / İrem Alkuş

iremin_kitapdunyasi by iremin_kitapdunyasi
18 Ağustos 2026
in Öykü
0
Kabulleniş / İrem Alkuş
0
SHARES
1
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Anahtarı kapının yanında duran, kim bilir ne mutlu günlere tanık olacağını sandığımız portmantoya bırakıyorum. Titreyen dudaklarıma hâkim olmaya çalışırken gözlerimi sımsıkı kapatıyorum. Yapış yapış yağmur havasından mütevellit üstümde ekstra bir ten olduğunu hissettiren gömleğimin üst düğmelerini açıyorum. Yeterli gelmiyor. Sıcak yaz günlerini sevmeme sebebim havalar mı yoksa böyle bir günde prangalarıma kavuşmuş olmam mı, emin değilim.

Anahtarın durduğu mavili yeşilli kâseye bakakalıyorum. Elimin tersiyle vurup darmadağın etmek istiyorum. Özene bezene seçtiğim her şey bana fazlasıyla itici geliyor. Derin bir nefes alıp gömleğim ve eteğim dâhil üstümdekilerden kurtuluyorum. Mahremiyet alanında olmanın verdiği rahatlıkla mutfağa geçip dolabı açıyorum. Yapay serinlik sunan kapağın önünde tenimi serinletmenin telaşını yaşıyorum. Sanki tenim soğursa aynı evde yaşadığım ama çoktandır sevmeyi bıraktığım adama tahammül edebilirim. İnce belli sürahiyi kafama dikiyorum. Böyle bir sahneye şahit olsa gözlerini belerteceğini bildiğim müstakbel eşimi düşünüp sırıtıyorum ve elimin tersiyle ağzımın kenarından sızan suyu siliyorum. Erol Taş’a taş çıkaracak bir performans sergiliyorum dolabın önünde. İçeriye geçip onun geleceği saate kadar salonda uzanıyorum. Nerdeyse gelmemesi için dua ettiğim adamı her gün aynı saatte aynı şekilde aynı salonda bekliyorum.

 

Eve giden sokağa sapıyorum. Varlığını uzun zaman önce keşfettiğim markete girip uzun uzun dolaşıyorum. Bugün eve ne götürsem de yüzümden, sakalımdan, gözlerimden, tenimden fışkıran sevgisizlik göze batmasa? Şu topuklu terlikleri alsam da sabahlığının altına yakışır sen seversin mi desem yoksa mis gibi karpuz aldım diyip balkonda karşılıklı kadeh mi parlatsak? O kadar iyi biliyorum ki evde hevesle beni beklediğini, onu hayal kırıklığına uğratmamak adına çırpınıp duruyorum ama işte kendimden saklayamıyorum. Saçlarına bakıyorum mesela, dokunmak için neleri feda ederdim bir zamanlar diyorum. Yüzüne bakıyorum mesela, görmek için her hafta sonu Beylikdüzü’nden kalkıp ta Pendik’e geldiğim kadındı bu diyorum. Ellerine bakıyorum mesela. Elleri… Bundan on sene evveline götürüyor beni. Perdesinde dandik bir aşk filminin oynadığı sinema salonuna. Esas oğlan esas kıza sevgisini haykırırken tutuyorum ilk kez ellerini. Hafif terlemiş ama yumuşacık bir dokusu var ellerinin. Kalp atışlarımın dışarıdan duyulduğunu hatta esas oğlan aşkını haykırmasına rağmen esas kızın kulaklarında benim kalp atışlarımın sesi olduğuna handiyse eminim. Şimdiyse o ellere dokunmak gelmiyor içimden. Yine sürekli gözüm ellerinde ama bu sefer tutmak için fırsat kollamıyorum. Hani olur ya aynı anda bir şeye uzanırız da eli elime değer, bunun tedirginliğiyle yaşıyorum.

Parmaklarımın arasında esneyen poşetin kulbunu sıkıca tutup eve yollanıyorum. Kapının eşiğine geldiğimde eve gelmemiş olma ihtimalini düşünüp çoktandır kabul olmamasına rağmen ısrarla ettiğim duama sıkı sıkıya sarılıyorum. Ne olur gelmemiş olsun diyorum, ne olur gelmemiş olsun. Anahtarı döndürüp kapıyı itiyorum. Evdeki mutsuzluğu inkâr etmeye çalışan yeşilli kâseye bakıp kalıyorum. Duamın kabul olmayışıyla kırılan kalbimi de alıp içeri geçiyorum. Karpuzu mutfağa bırakıp salona dönüyorum. Plajdaymışcasına sere serpe uzanan karıma öpücük atıp odama geçiyorum. İstifini bozmuyor, böylece yanıma gelip belime sarılmasından ve havaya saldığım öpücüğü nemli yanağına bırakma yükünden kurtuluyorum. Odama geçip derin bir nefes alıyorum ve işe gitmek için atlatmam gereken gecenin ağırlığıyla kendimi yatağa bırakıyorum.

 

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Previous Post

Ölü Kralın Günlüğü / Eyüp Toru

Next Post

Hûlasa / Galip Uçar

iremin_kitapdunyasi

iremin_kitapdunyasi

Next Post

Hûlasa / Galip Uçar

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Ağustos 2026
  • Temmuz 2026
  • Haziran 2026
  • Mayıs 2026
  • Nisan 2026
  • Mart 2026
  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • GİRDAP / TURGUT GİRENİZ
  • Hûlasa / Galip Uçar
  • Kabulleniş / İrem Alkuş
  • Ölü Kralın Günlüğü / Eyüp Toru
  • Migren Atağı / Şadiye Uysal

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.