Yolun düştü benden yana
Bak rüzgâr vurdu kalbime
Ama sen gidince taş kesildi
Dilim, kapım dudağım da
Eski bir yalnızlık gömleğini
Giymem derken asılı kaldı duvarda
Elim değse şimdi ona, kokun çıkar yayılır odaya
Ağır ağır iner hasretin içime
O eski ayrılık şarkısının sesiyle
Bir yanım seni isyanlarla sorarken
Bir yanım susar, teslim hasretine
Gel artık, gel artık
Yandı kül oldu içimde bu hasret
Gel artık, gel artık
Sevdan yakar her nefeste
Kırık bir sazın ezgisi olmuşum
Dön de bitsin bu geceden beter karanlık
Gel artık, gel artık
Kalbim sana deliler gibi hasret
Kalbim dere kenarındaki taş oldu
Oturduğumuz yerler artık mazi gözyaşı
Ben saydım gittiğinden beri düşen yaprakları
Senin yerine, birer birer takvimlerden
Sandıkta saklı çeyizlere hasret gibi
Esir dururum sensiz şu odada
Açınca yüreğimin içini gözlerim dolar
Sanki sen varmışsın da anılar canlıymış orada
Hasret şarkısı söyler her şey bana
Dağ başındaki dumanı çekerim içime
Sana aldığım güller değil, yokluğun avuçlarımda
Gel artık, gel artık
Yandı kül oldu içimde bu hasret
Gel artık, gel artık
Sevdan yakar her nefeste
Kırık bir sazın ezgisi olmuşum
Dön de bitsin bu geceden beter karanlık
Gel artık, gel artık
Kalbim sana deliler gibi hasret


