Bir gün bu dünyadan sessizce göçersem eğer,
Arkamdan uzun uzun ağlamayın kızlarım.
Ben sizlerin gülüşünde kalacağım her seher,
Beni gökyüzünde değil, kalbinizde arayın.
Zeynep’im,
Sen sabrın ve merhametin adısın.
İnsanlara iyilik etmekten hiç vazgeçme.
Kalbin ne kadar temiz kalırsa,
Hayat sana o kadar güzel kapılar açacaktır.
Elvin’im,
Sen neşenin ve umudun rengisin.
Düştüğünde yeniden kalkmayı bil.
Korkuların değil, hayallerin yön versin yoluna.
Unutma; cesaret, korkusuz olmak değil,
Korkuya rağmen yürüyebilmektir.
Derin’im,
Adın gibi derin ve anlamlı yaşa.
Düşün, öğren, sorgula ama sevgiyi asla kaybetme.
Bil ki insanı büyüten yalnız aklı değil,
Vicdanıdır da.
Üçünüz de canımdan öte emanetimsiniz.
Birbirinizin elini hiçbir zaman bırakmayın.
Ben olmayınca birbirinize omuz olun,
Sevincinizi bölüşün, acınızı paylaşın.
Malım mülküm varsa gün gelir tükenir,
Ama sizlere bıraktığım sevgi tükenmez.
En büyük mirasım dürüstlüğüm olsun,
En değerli vasiyetim kardeşliğiniz.
Bir sofrada buluştuğunuz her gün,
Beni de yanınızda bilin.
Birbirinize baktığınız her an,
Gözlerimdeki sevgiyi görün.
Ve son sözüm şudur güzel kızlarım:
Hayat bazen sert eser, bazen kırar insanı,
Ama siz kalbinizi kötülüğe teslim etmeyin.
İyi insan olun, adil olun, merhametli olun.
Çünkü geride kalan isimler değil,
Dokunulan gönüllerdir.
Ben sizleri bugün sevdiğimden daha fazla sevemem,
Çünkü sevgimin sonu yok.
Zeynep’im, Elvin’im, Derin’im…
Babam demeniz, ömrümün en büyük şerefi oldu.


