Tüm manasız uğultuların arasında
Anlamına hasret kaldığın tek sözü duyar gibi
Rüzgarın bağımsızlığına meydan okuduktan sonra
Saçlarının özgürlüğünde neşeyi bulur gibi
Tipi yağan bir kış günü
Bulutların arkasından yüzünü gösteren güneş
Kurak geçen bir kışın ardından
Umudu vaat edermişçesine yüzüne çiseleyen yağmur gibi
Endişeyle başıboş dolaştığın serin sokaklarda
Tam da gideceğin yerin bir önemi kalmadığı o noktada
Hiç beklemediğin bir manzaranın sana göz kırpması gibi
Duvara çakılmışçasına kalbine asılan
Değeri paha biçilemez bir tablonun ardında
Eline ilk defa eşsiz bir enstrüman almışsın da
Dokunduğun notalar
Buz tutmuş parmak uçlarına yaşamın sıcaklığını taşır gibi


