23 Nisan: Babası Olmayan Çocuklara Verilen Sadece Bir Gün Değildi
Yazar: Suat Altınok
23 Nisan denince aklımıza çoğu zaman çocuklar gelir.
Şiirler, törenler, bayraklar…
Bir ülkenin en neşeli günü gibi anlatılır.
Oysa 23 Nisan, sadece bir bayram değildir.
Bir başlangıçtır.
Bir kararın, bir yönün ilanıdır.
Çünkü Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışı sadece bir meclisin açılışı değildi.
Bir milletin, kendi kaderini eline almasıydı.
Ve o kaderin emanet edildiği bir nesil vardı: çocuklar.
Ama o çocukların hepsi aynı değildi.
Bazıları, hayata diğerlerinden biraz daha erken başlamıştı.
Çünkü bazıları… babasız büyüyordu.
Kurtuluş Savaşı yılları, sadece cephede verilen bir mücadele değildi.
Evlerin içinde, sessiz bir eksilme yaşanıyordu.
Bir sabah uyanırsın…
Her şey yerli yerindedir.
Ama bir şey yoktur.
Bir akşam sofraya oturursun…
Tabaklar hazırdır.
Ama bir tabak boş kalır.
Ve zamanla fark edersin…
O boşluk evde değil, içinde büyür.
İşte o çocuklar, böyle büyüdü.
Biraz erken.
Biraz sessiz.
Biraz eksik.
Bir çocuk, babasını kaybettiğinde yönünü kaybeder.
Hayata nereden bakacağını, neye tutunacağını bilemez.
Çünkü bazı insanlar hayatın dengesidir…
Gittiklerinde o denge bozulur.
Ve o yıllarda, bu dengeyi kaybeden çocuklar vardı.
İşte tam bu noktada Mustafa Kemal Atatürk’ün yaptığı şey, sadece bir bayram vermek değildi.
Bir şeyi görmekti.
Bir eksikliği fark etmekti.
Ve belki de en önemlisi…
o eksikliği yok saymamaktı.
23 Nisan, bu yüzden sadece bir kutlama günü değildir.
Bir çocuğun hayatındaki boşluğu doldurmaz.
Zaten dolduramaz.
Ama şunu yapar:
O boşluğu görmezden gelmez.
Bir çocuğa şunu söylemenin yoludur:
“Eksik kalmış olabilirsin… ama yalnız değilsin.”
Belki de en çok ihtiyaç duyulan cümle buydu.
Bugün 23 Nisan’ı kutlarken, çoğu zaman yüzeyde kalıyoruz.
Şiirler okuyoruz, törenler yapıyoruz, bayraklar taşıyoruz.
Hepsi güzel.
Ama bir tarafı eksik.
Çünkü meselenin kendisi zaten eksiklik.
Ve asıl soru hâlâ orada duruyor:
Biz bugün, o çocuklara verilen sözü gerçekten taşıyor muyuz?
Yoksa sadece yılda bir gün hatırlayıp, geri kalan günlerde unutuyor muyuz?
23 Nisan…
Babası olmayan çocuklara verilen sadece bir gün değildi.
Belki de bir ülkenin, en kırılmış olanlarına verdiği en sessiz sözdü.
Ve bazı sözler…
yüksek sesle değil, tutulduğunda anlam kazanır.



