Seviyorum seni
sabahın ilk ışığında perdeyi aralayıp
odanın tozlu havasına “tamam, başlıyoruz” der gibi
Seviyorum seni
yürürken cebimde anahtarın yerini yoklayıp
kapının açılacağına inanır gibi
Seviyorum seni
yeni demlenmiş çayın buğusuna yüzümü tutup
içim ısınırken sessizce gülümser gibi
Seviyorum seni
uzun bir yolun ortasında,
haritada mavi bir nokta titrerken
“yaklaşıyoruz” diye içimden geçirir gibi
Seviyorum seni
“daha çok gün var” der gibi,
yaşıyoruz ve iyiye doğru eğiliyoruz, şükür der gibi.

