Gelecekten mutluluk satabilir misiniz?
Yaşanmayan çağından insanlığın,
Çok daha iyi olacakmış havası yaratabilir misiniz?
Ne derece arttı bugün abartılmış yaşantılarınız?
Ya da daha ne kadar ileriye gidecek hırs,
Ardına bakmadan yükselen tamahkarlığınız?
Geçmişte ki öğütlere hiç mi kulak asılmaz?
Yarına karşı bu uyarılar, daha çok, daha çok için,
Açgözlülükten öteye hiç mi nasihat duyulmaz?
Nasırlı eller üzerinde taşındı hep ağır yük.
Hırsa inat, bölüştü o el ekmeğini hep.
Hiç mi ibret almazsınız niye bu bakar körlük?
Gördüğünüz her tatlı rüya için kaç kişi uyanık?
Size vadedilen hırsla bezenmiş gelecek için,
Kaç kişi aç, kaç kişi suçlu, kaç kişi sanık?
Gel sen de bu hırsın bir parçası ol, sen de kazan.
Neye yarar ki başkasına zararla gelen kar,
Neye yarar bir sen kalınca dünyada yaşıyor olman.
Dünya sizin olsun kralda siz olun, padişahta,
Aç kalsakta, semerle olunmaz vezir,
Kulluk etmekten yeğdir, tümden rezil olsakta.
Sizin olsun yalnız ve o çok hırslı gelecek.
El ele bakacağız doğan her güneşe,
Beraber oldukça zaman hep bizlere gülecek…


