Bir gül nasıl kanatır!
hem sevilip, hem severken?
Hasarlı deprem yeri yüreğim
Yıkık, dökük, darmadağın.
Umutlarım darağacında
Boynu bükük!
Boğazı sıkılıyor sevgilinin kement inde!
Uzak diyarlarda nazlı bir ceylan,
Sekiyor gözlerimin önünden
Karanlık gökyüzünü sarıyor yıldızlar
Yalnızlığın ortasına,
bağdaş kurmuş kutup yıldızı
Ay’ın hayalini kurmakta.
Mülteci bir güvercin konuyor
Çam ağacının dalına
Özgürlüğe açıyor kanatlarını
Bülbülün sesi kısık
İçimde magma fokurduyor!.
Lavlar sarıyor her yanı
Yakıyor bedenimi sarı, sıcak
Küllerim savrulur fırtınada !
Gökyüzü toz bulut
Dizleri kırılıyor aşkın
Güzel ve dikenli severken kanatıyor…



