HUZUR SOKAĞI
Çiçek ya da meyve isimleri,verilmiş sokaklara
Bir yanda Vişne ve Çilek Sokağı
Bir yanda Sümbül ve Lale Sokak…
Sonu çiçek tarlasına ya da
Meyve bahçesine çıksın diyemi;
Bilmem ama…
Hüznün sonu, hep Çıkmaz Sokak
Benim adresimi soracak olursanız eğer
Hülya Sokak…
İlk hayallerimi ,düşlerimi kurduğum
Köşebaşlarında seksek oynayıp;ip atladığım
Hava kararınca, annemin sesiyle eve koştuğum
Dut ağacına kurulu salıncağım
Damağıma yapışan leblebi tozu
Tadına doyamadığım
Horoz ve elma şekeri
Birde sobanın üzerinde kavrulmuş
Fındıklar ve mandalina kabukları
Öyle ki mis gibi kokusu hala burnumda
Soğuk kış gecelerinden kalan en sıcak hatıra
Sevimli uğur böceklerini de unutmamalı
Umuda kanat çırpan siyah benekli perilerdi onlar
İkna edebilirsek eğer uçmaya,
”Annen sana terlik, pabuç alacak” diyerek
Parmağımızın ucundan ufka doğru kanatlandığında
Bütün dileklerimizin gerçekleşeceğini umardık
Tüm çocuksu saflığımızla
Canımızın yanması pahasına
Kolumuzu ısırarak yaptığımız saatlere ne demeli
Zamanın canımızı gerçekten yakacağından habersiz
“Keşke hep çocuk kalabilseydik”
“Büyümek acılardan geçmekmiş meğer”,dedirten
Çocukluğumun neşesi ise
Susam Sokağı sakinleri,
Kurbağa Kermit,Kurabiye Canavarı ve Kırpık
Okuduğum en güzel roman,
Sevginin,huzurun, düşsel diyarı
Huzur Sokağı…
Nihayetinde topacımız ,renkli misketlerimiz bir sokakta
Bez bebeklerimiz, tahta atımız başka bir sokakta kaldı
Ve biz büyüdük…
Her şeye rağmen içindeki çocuğu yaşatmakta marifet
O zaman dünya iyilik ve güzelliklerle dolu bir yer olacak elbet
Öyle bir yer ki…
Hala yaşamaya ve umut etmeye değer.



