• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Genel

Yolların Böldüğü, Toprağın Birleştirdiği.

Gizem Yenikler . Gizem Yenikler
9 Ekim 2026
. Genel
0
0
SHARES
5
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Bir göç hikayesi.

Yolların Böldüğü, Toprağın Birleştirdiği.

Bavullar sadece kıyafetleri taşımaz. İçlerine aceleyle sığdırılmaya çalışılmış koca bir hayatı, duvarlarına anıların sindiği odaların kokusunu ve insanı ömrü boyunca takip eden o geçmeyecekmiş gibi duran “eksiklik” hissini de taşırlar. Benim bavulum da öyleydi; fermuarını her çektiğimde içinden bir parça çocukluğumun taşacağını hissederdim. Bulgaristan’dan yola çıktığımızda, arkamda bıraktığım sadece doğup büyüdüğüm sokaklar, değildi. Ben arkamda, ruhumun ilk filizlendiği toprakları bıraktım. Bir göçmen kadının sırtındaki yükü ancak onun gibi yollara düşenler, geceleri yastığa başını koyduğunda iki farklı dünyanın arasında sıkışıp kalanlar bilir. Göç etmek, asırlık bir çınarı köklerinden söküp başka bir coğrafyaya dikmeye benzer. Gittiğin yerde yaprakların yeniden yeşerir, yeni dallar verirsin, çiçeklerin bile açar belki; ama toprağın altındaki o ilk kopuşun sızısı, en ufak bir sonbahar rüzgarında kendini yeniden hatırlatır.

İlk zamanlar Türkiye’de her şey hem çok tanıdıktı hem de alabildiğine yabancı. Dilini bildiğim, dualarını paylaştığım, hep hasretiyle büyüdüğüm bu topraklarda bile içimdeki o “hiçbir yere tam ait olamama” duygusunu uzun süre susturamadım. Buradakiler için biz “oradan gelenlerdik”, oradakiler içinse zaten çoktan “yabancı” olmuştuk. Sokakta yürürken aniden duyduğum bir şive, rüzgarın taşıdığı bir ıhlamur kokusu beni anında Tuna boylarındaki o eski, ahşap pencereli evimize götürürdü. Özlem, göçmenliğin en sadık, en gitmek bilmeyen yoldaşıymış, bunu yaşayarak öğrendim. İnsan en çok da o eski sesleri özlüyor; sabahları bahçede öten o tanıdık kuşların cıvıltısını, komşuların avludan avluya birbirine seslenişini. Sonra kokular geliyor aklına; yağmurdan hemen sonra buram buram tüten o Balkan toprağının kokusu, mahalle fırınından yeni çıkmış sıcak bir ekmeğin buğusu. Ama en nihayetinde insan, bir daha asla geri gelmeyecek olan o zaman dilimini, her şeyin henüz yerli yerinde durduğu ve kimsenin ayrılıktan bahsetmediği o eski günlerin huzurunu özlüyor.

Kadın olmak, bu özlemi ve bilinmezliği tek başına sırtlanmayı da beraberinde getiriyor. Sınırlar geçilirken kalbindeki korkuyu saklamak, yeni bir şehirde sıfırdan bir ev düzeni kurmak, çocukların gözlerinin içine bakıp “her şey güzel olacak” yalanını en inandırıcı haliyle söylemek hep kadının omzuna yükleniyor. Kendi içindeki fırtınaları bastırıp, yeni bir hayata tutunurken o köklü kimliğini, geldiğin yerin kültürünü korumaya çalışmak büyük bir mücadele gerektiriyor. Her sabah aynaya baktığımda, gözlerimde hem geride kalanların el sallayan hüzünlü gölgesini hem de bu yeni toprağa tırnaklarıyla tutunan o inatçı kadını gördüm. Biz kadınlar, göçü sadece yollarla değil, kurduğumuz sofralarla, yoğurduğumuz hamurla, evlatlarımıza anlattığımız eski hikayelerle de taşıdık bu tarafa.

Zaman, keskin köşeleri törpüleyen, insanı usulca iyileştiren derin bir nehir gibi akıp gidiyor. Yıllar geçtikçe, saçlarıma aklar düştükçe anladım ki, vatan dediğimiz şey sadece doğduğumuz ya da pasaportumuzda yazan o sınır çizgilerinden ibaret değilmiş. Vatan; emeğimizle, sevgimizle, sabrımızla ve gözyaşımızla yeşerttiğimiz, üzerinde bağlar kurduğumuz her yermiş. Bulgaristan benim çocukluğum, gençliğim ve ilk aşkımdı; Türkiye ise benim olgunluğum, ayaklarımın yere bastığı mücadelem ve yeniden doğuşum oldu. İki toprak da bendeydi artık, ikisi de bendim. Şimdi ne zaman içim buruk bir özlemle dolsa, ne zaman o eski tütün tarlalarının kokusu burnuma gelse elime bir kalem kağıt alıyorum. İçimdeki o göçmen kadının hikayesini, aşılan sınırları, geride kalanları ve yolları birleştiren o büyük insanlık halini kelimelere döküyorum. Çünkü biliyorum ki yazmak, hiçbir pasaporta, hiçbir sınıra ihtiyaç duymadan, insanın kendi içine yaptığı en güvenli ve en kalıcı eve dönüş yolculuğudur. Ve o kağıdın üzerinde ne ayrılıklar kalıyor ne de mesafeler; sadece insan kalıyor, sadece birbirine sarılan ruhlar kalıyor.

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Önceki Yazı

Bakış / Sibel Katırcı

Sonraki Yazı

Salçalı Sandviç

Gizem Yenikler

Gizem Yenikler

26 Aralık 1990 tarihinde İzmir’de doğdum. İlköğrenimini Fatih Koleji’nde, lise eğitimini ise İnönü Lisesi’nde tamamladım. Ardından İzmir Ekonomi Üniversitesi Medya ve İletişim Bölümü Habercilik alanından 12 Haziran 2015 tarihinde mezun oldum. Çok iyi derecede İngilizce ve başlangıç düzeyinde İspanyolca biliyorum. Eğitim hayatımın ardından uluslararası geçerliliğe sahip TESOL ve Teaching Practice sertifikalarını alarak profesyonel olarak İngilizce öğretmenliği yapmaya başladım. Roman, şiir, Öykü, yazmayı seviyorum.

Sonraki Yazı

Salçalı Sandviç

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Ekim 2026
  • Eylül 2026
  • Ağustos 2026
  • Temmuz 2026
  • Haziran 2026
  • Mayıs 2026
  • Nisan 2026
  • Mart 2026
  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • İnsan, Deniz, Okyanus
  • Ayakkabı / Mehmet Özkendirci
  • Özürler ve Keşkeler / Burak Kamrak
  • Kardan Kadın / Mehmet Özkendirci
  • DÜŞLEMEK

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

imunify-bot-check
KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.