• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Öykü

YELKENLER VE DİYARLAR/Canan TÜMEN

Canan Tümen by Canan Tümen
9 Aralık 2025
in Öykü
0
YELKENLER VE DİYARLAR/Canan TÜMEN
0
SHARES
32
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Son kez baktı önünde uzanan toprağa ve son kez gökyüzüne. Kuşları izledi. Nasıl da süzülüyorlardı öyle. Rüzgârın sesini dinledi, kokladı havayı. Hava kapalıydı o gün. Tıpkı içi gibi. Taşıdığı o kocaman kederin hatırlatmasından mı bilinmez, rahmetli annesinin ona çocukken söylediği ninniyi mırıldandı az sonra. Ağlayamıyordu. Rahatlayacaktı bir dökülse gözyaşları ama yutkunduğu kelimeleri gibiydi gözyaşları da. Hızlı yürürken düşürdüğü kasketini yerden alıyordu ki birden çöküverdi toprağa. Oturamadı, daha fazla taşıyamadı bacakları keder yüklü gövdesini. Ruhu daha ağır geliyordu artık ona. Toprağa boylu boyunca uzandı ve öyle veda etmek istedi doğduğu, büyüdüğü topraklara.

Gözlerini açtığında akşam olmak üzereydi. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte yola çıkacaklarını hatırlayıp güçlükle kalktı. Silkelemedi sırtındaki toprakları ve çıkarmadı ayakkabısına dolan minik taşları. Düştükleri yere kadar onunla gelsinler istiyordu.

Adı Diyar’dı. Dedesi koymuştu ona yirmi yedi yıl önce bu ismi. Diyar diyar gezememişti henüz ama severdi ismini. Ve biliyordu, bir daha asla göremeyecekti köyünü, ismi kaderi olacaktı.

Kuşlar yuvalarına dönmüş, karanlık çökmüştü. Kerpiç tavanlı evine girdiğinde karısını sobayı yakmaya çalışırken buldu.

“Geceler serin oluyor artık, üşümesin çocuklar.” dedi karısı Gülfidan. İncecik belli, siyah uzun saçlarıyla köyün en güzel kızlarındandı. Lakin iki yıl kadar önce tarlada traktör çarpmıştı ona. Sol ayağı aksıyordu artık ve ömür boyu da böyle kalacaktı. Traktörü kullanan sekiz yaşında bir çocuk olduğundan elleri kolları bağlı, kaderlerine boyun eğmişlerdi.

İki çocukları vardı: Hasan ve Hüseyin. Yedi yaşındaydı Hasan ve Hüseyin de dört. İki göz odalı evlerinde mutlu mesut yaşayıp kendi yağlarında kavrulurlardı. Bugüne kadar…

Yer yatağında, sobanın yanında Hasan ve Hüseyin’i ortalarına almış yatıyorlardı. İkisi de uyuyamıyordu. Çok yorgundular ama bir türlü dalamıyorlardı. Kederi kendinden büyük insanlar uyuyamazlardı işte öyle kolay kolay.

“Uyudun mu Gülfidan?”

Gülfidan önce ses çıkarmayayım dedi ama dürüst olacaktı kocasına, hep yaptığı gibi.

“Yok bey. Uyku nerde. Korkumdan uyuyamıyorum. Ya fark edilirse hemen, düşerlerse peşimize?”

“Sen uyumaya çalış. Sabah olmadan düşeceğiz yola. Ana yola vardık mı işimiz kolay. Bekir arabada bekleyecek bizi. Kuracağımız yeni hayatı düşün, hadi uyu biraz.”

Gülfidan bir sağa bir sola döndü. Sonunda teslim etti kendini uykuya. Derin olmasa da daldığı uykusu, dinlenebilecekti biraz. Gece uzundu ve ne olur ne olmaz diyerek uyumayacaktı Diyar. Güneşi doğdurmayacaktı üzerlerine. Yol karanlık olacaktı ama vaktinde çıkarlarsa yarınları aydınlık.

Baykuşlar durmaksızın öttüler o gece. Gürül gürül yanan sobadan terlemişti çocuklar. Diyar kapı önüne çıkıp sigara içti ve yine o aynı ninniyi mırıldandı. Sabah gitmişti anacığının mezarına. Ona veda etmeden olur muydu hiç. Babasıyla da küstü yıllardır. Abilerini tutardı hep babaları. Diyar en küçük olduğundan mıdır nedir hiçbir zaman görememişti baba sevgisini. Ne bir sevgi ne de küçücük bir ilgi. Son birkaç aydır babasının peşindeki alacaklılar Diyar’ı da tehdit eder olmuşlardı. Kendi yapmadığı borçlar yüzünden ailesini kaybedebilir, başına her türlü kötülük gelebilirdi. En iyisinin her şeyi ardında bırakarak gitmek olduğundan emindi. Varsın tarlası da evi de onların olsundu. Karısı ve iki evladının sağlığı onun için her şeydi. Onları yanına alsa yeterdi.

Gece bitmek üzereydi. Art arda içtiği sigaralardan uykusu iyice kaçan Diyar sobaya odun atmıştı. Bacadan duman tütmesi iyi olacaktı. Duman yuva demekti, evdi, sıcaklıktı. Duman kaçmak demekti bir de. Tüterken baca, kimselere sezdirmeden sessizce gitmekti.

Bir saat bile uzanamadığı yatağından doğruldu. Çay demleyip bir şeyler hazırladı. Gülfidan çayın kokusunu almış gibi uyandı. Ardından da çocuklar uyandılar.

Dört yürek bir olmuş hiç konuşmadan kahvaltı yapıp yatakları topladılar. Geceden hazırladıkları birkaç parça çıkını yüklenip sırtlarına düştüler yola. Gülfidan çocuklarla önden gidiyordu. Diyar da hemen arkalarındaydı yürürken. Gün doğumuyla düştükleri bu yolda arkalarına bakmıyorlardı hiç. Baksalar gidememekten korkuyorlardı. Kolay mıydı vatanından ayrılmak. Kenetlenip birbirlerine kendilerini bekleyen hayata adımlıyorlardı, buna mecburdular.

Ana yola yaklaştıklarında arabayı görmüşlerdi. Diyar’ın can dostu Bekir söz verdiği gibi heyecan ve biraz da endişeyle bekliyordu onları. Yaklaştıklarını görünce arabanın kapılarını açmıştı hemen. Her saniye çok önemliydi. İki dost aceleyle kucaklaştı ve artık yoldaydılar. Uzaklaştıkça derinden oh çekiyordu her biri.

Adı Diyar’dı. Gözlerini kapattı. Bir insanın vatanının sevdikleriyle mutlu ve güvende olduğu her yer olabileceğini anlamıştı.

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Previous Post

Saçların Da Sen Gibi Değişti Mi?

Next Post

Buzdan Kıvılcım

Canan Tümen

Canan Tümen

1982 yılı Kütahya-Emet doğumlu. Evli ve iki çocuk annesi. Yirmi yılı aşkın öğretmenlik yapıyor. Aydın, İzmir, Erzincan, Balıkesir ve Eskişehir illerinde matematik öğretmenliği yaptı. Halen Eskişehir'de yaşamaktadır. Çocukluğundan beri yazmayı çok seviyor. Çeşitli edebiyat yarışmalarında jüri üyeliği yapmış, antolojilerde öyküleri yayınlanmıştır. Öykü ve şiir yarışmalarında ödülleri vardır. Çeşitli edebiyat dergilerinde şiir ve öyküler yazıyor. 2018 yılında yayınlanan "Bir Şiir Bir Öykü" isimli bir kitabı vardır. 2024 temmuzunda yayınlanan öykü kitabı "Duvara Asılan Gülümseme" ile çalışmalarına devam etmektedir. Edebiyatın dışında müzikle ve sanatın çeşitli dallarıyla amatör olarak ilgilenmeyi seviyor. TEMA'ya üyedir.

Next Post

Buzdan Kıvılcım

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • HIRSIN YALNIZ GELECEĞİ
  • Orkestra
  • HEDİYE/LEYLA GÜR
  • Adaletin Sessiz Kaldığı O Yer / Derya UYGUN CAN
  • Sükûnet : Gölgelerden Yükselen Sessizlik

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.