Artık gitme vaktinin geldiğini uzunca bir süredir düşünüp duruyordum. Bu mütevazi evi eşimle birlikte emekli olunca aldık. Eski emektar arabayı da torunum doğunca, ileride onun hesabına aktarılmak üzere bankaya yatırdım.
Üç sene kadar oluyor eşim aramızdan ayrılalı, duvarlar ve eşyalar üzerime üzerime geleli. Eşimle tek varlığımız, oğlum. Vedat, şehrin karşı yakasında bir ilkokulda öğretmen, memur maaşıyla kıt kanaat yaşamaya çalışıyor. Ayda bir, hafta sonları uğrarlar o kadar. Ahhh! torun hasreti, hele o gözler, tıpkı babaannesinin gözleri.
Uzunca bir süredir ekonomik krizle boğuşan oğluma artık müjdeyi verme vaktim gelmişti. Hafta sonu uğradıklarında kendisine yanıma taşınmalarını, böylelikle kiradan kurtulacaklarını teklif ettim; bir nevi kazan kazan taktiği. Onlar kiradan ben de yalnızlıkta kurtulacaktım. Oğlum ile göz göze geldik, eşine ne dersin der gibi bir bakış attı. Gelin kızım sessizdi. Sanırım benimle aynı evde kalma fikrine pek sıcak bakmadı ama gecenin sonunda karar verildi ve yanıma, buraya taşınmaya karar verdiler.
Bankadaki parayı çekip oğluma mütevazi bir araba alması için verdim. Sonuçta onları karda kışta otobüs köşelerinde rezil edecek değildim ya. Ayak altında fazla dolaşmadan, onlara da özel alan bırakıp akşamları bazen kısa bir yürüyüş bazen de balkon sefası en büyük keyfimdi. Türk kahvesi, eşim öldüğünden beri ağzıma sokmadım. ağır geliyor kalbimde, çarpıntı yapıyor, onsuz içemiyorum. Öldüğü gün ben de bıraktım.
Altı ay kadar oluyor, evi oğluma devrettim. Eşim de yaşasaydı aynını yapardı. Seksen yaşından sonra evi barkı ne yapayım ki? Nasıl olsa ben göçüp gittikten sonra ona kalmayacak mı?
Birkaç ay önce başladı her şey, gelinim suratını asmaya, yokmuşum gibi davranmaya başlayalı. ya da ben yeni far kettim. İnsan yaş alınca fark ediyor ki bir yaştan sonra en çok huzura ihtiyaç duyuyor. Oğluma konuyu açtım, itiraz istemiyorum dedim. Huzurevine gidecektim. Bir hafta kadar beni bu kararımdan vazgeçirmeye çalışsa da kararımda ısrarcı olduğumu görüp gönülsüzde olsa tamam demek zorunda kaldı. artık yüzler gülüyordu.
Bu yeni evimde ilk günüm. Tanışma ve hoş geldin merasimleri şimdi bitti. Her şey gayet iyi. Sabah uyandığımda WhatsApp canımı çok acıttı. Oğlum, bir aile grubu oluşturmuş beni de dahil etmişti. Profil fotoğrafını büyütüp tekrar tekrar baktım. Fotoğrafta oğlum, torunum gelinim ve aralarında evin yeni üyesi bir köpek. Altına da evimizin yeni üyesi yazmışlar. İsmi Vefa’ymış. oğlumla gelinimin isimlerinin baş harfleri. Fazilet ile Vedat’ın baş harfleri. VE_FA.



Tebrik ederim. Az kelimeyle bu kadar büyük bir duygu yükü oluşturabilmek gerçekten ayrı bir ustalık. Yüreğinize kaleminize sağlık. Son cümleye gelene kadar içimi burkan, son cümlede ise tamamen sesiz bırakan bir metindi. Kalemin daim olsun.
TEŞEKKÜR EDERİM EFENDİM. BENİ ONURE ETTİNİZ.