Hiç büyümemiş gibi durur zaman,
Ahşap bir kapının ardında, kuytuda.
Bütün kırgınlıklar söner o an,
Bir çocuk gülüşü uyandığında.
Dizdeki yara, kalpteki sızıdan hafif,
Bir bilyenin içinde saklı dünya.
Koşarsın alabildiğine serbest ve hafif,
Bölünmez o en güzel rüya.
İçimizdeki o çocuk hâlâ orada,
Rüzgâra karşı salıncak sallayan.
Her yağmur yağdığında toprağa,
Çamurlu elleriyle hayata dokunan.
Bırak konuşsun, susturma onu,
O anlatır sana yaşamanın tadını.
Ne zaman unutursan yolunu,
Fısıldar kulağına çocukluğun adını.

