• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Öykü

Size Nasıl Öldüğümü Anlatmış mıydım? / Eyüp Toru

Eyüp Toru by Eyüp Toru
4 Nisan 2026
in Öykü
0
Size Nasıl Öldüğümü Anlatmış mıydım? / Eyüp Toru
0
SHARES
1
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter
yığılıp yer düşmüş yorgun bedeni. Memleketimde iç savaş var. Öyle diyorlar. İç
mi dış mı bilmem ama insanların yok yere öldükleri kesin. Altı yaşımda bir oğlum
vardı. Eşimle benim; tek derdimiz onu bu zulümden, manasız savaştan
kurtarmaktı. Yetmedi zamanımız, çabamız…
Bir Pazar kahvaltısı için ekmek almaya gitmişti. Bir daha dönemedi. Gömemedim
oğlumu toprağa. Bir mezarı bile yok. Ve olmayacak…
Kaçmak için akrabalarımdan yardım istedim. Tek bir isteğim vardı, Türkiye
sınırına ulaşabilmek. Eğer ulaşırsam; benim için de bir yaşam olabilecekti. Nefes
almanın dışında yaşayabilecektim. Yine olmadı. Kaçarken yakalandım ve çölün
ortasında bulunan esir kampına götürüldüm. Yüzlerce kadının tutulduğu iğrenç bir
yerdi burası. Yedirilip içirilip Pazar yerlerinde satılıyorduk. Şanslı olanlar geri
geliyordu. Şansı olmayanlar ise kıllı, herhangi bir erkeğin oyuncağı oluyordu.
Geri dönenler için şanslı dedim ama aslında kimse şanslı filan değildi. İki kere
satıldım ve iki kere de memnun kalmadıkları için iade edildim. Burada iki çocuk
dünyaya getirdim. Şurada dolaşan ve tastamam birbirlerine benzeyen onlarca
yaratıktan birisidir herhalde çocuklarımın babası. Yüzümdeki morluklar günlerdir
iyileşmedi. Eskiden düzelirdi ama artık düzelmiyor. Kocam bu halimi görseydi
eğer, yeniden ölürdü. Kocam! Evimin huzuru. Çocuğumun babası. Sığındığım en
güzel liman. Akşamları bahçemizde oturur çekirdek çitlerdik. Oğlan yatınca
soluğu bahçede alırdık. Çok çay içerdi eşim. Kızardım ona hep. Keşke yeniden
yanımda olsa. Yemin ederim kızmam bu defa. İstediği kadar çay içebilir şimdi.
Burada kendi isteğinle bile ölemiyorsun. Her şey onların isteğine iznine bağlı. En
son ne zaman yüzüme baktım anımsamıyorum. Burada aynaya izin verilmiyor.
Benim de öyle yüzüm olsaydı ben de izin vermezdim. Sanırım onlara hak
verdiğim tek konu bu. İki gün önce çorbayı döktüm diye yüz kırbaç ile
cezalandırıldım. Bütün kemiklerim kırıldı sanki.
Bir ses! Siz de duyuyor musunuz? Buraya geliyorlar! Günün bu saatinde
gelmezlerdi. Ne olur dokunmasınlar tenime, etime, ruhuma… Sesler yaklaşıyor.
Ağlayamıyorum artık. Umudum gibi gözyaşlarım da tükendi. Hoş, ağlasam ne
olacak ki. Lütfen gelmeyin! Ne olur yapmayın etmeyin. Dokunmayın bana ne
olur. Kapı açılıyor. Geliyorlar! Geliyorlar!
Ezeli henüz otuzlu yaşlarda Suriyeli bir kadındı. Kocasını ve oğlunu iç savaşta
kaybetti. Örgüt tarafından kaçırılıp esir kampına götürüldü. İki sene üç ay on bir
gün burada kaldı. Seslerin geldiği gün, onun tenine dokunmak isteyen adamın
silahını çekip önce onu, sonra da kendini öldürdü. Cesedi çöle bırakıldı. Haberi
yapılmadı. Kimse duymadı. Herkes sessizliğine devam etti. Başka bir pencereden,
başka dünyaya bakmaya devam ettiler. Olayın üzerinden bir buçuk yıl geçtikten
sonra kamp dağıtıldı. Yüzlerce kadın kurtarıldı. Buna kurtarılmak denirse tabi.
Çoğu halen psikolojik tedavi görmeye devam ediyor. Bir kişi hariç.

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Previous Post

İKİ BEN

Next Post

Nisanın Yeşil Sancısı / Filiz Çimen

Eyüp Toru

Eyüp Toru

1981 yılında İstanbul'da doğdu. İlk ve orta okulu buradan tamamladıktan sonra memleketi olan Antalya'ya yerleşti. 1998 yılında amatör bir tiyatro topluluğuna girdi. Bir çok yerel radyoda programlar yaptı. 1998 yılından bu yanadır özel, amatör ve kamu tiyatrolarında oyuncu ve yazar olarak çalışmaktadır. 2011 yılında S.DÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Dramatik Yazarlık Ana Sanat Dalını kazandı ve buradan 2015 yılında mezun oldu. Necmettin Erbakan ve Selçuk ünivesitesi Sinema bölümlerinde senaryo dersleri verdi. 2016 yılından bu yanadır da Konya Şehir Tiyatrolarında Yazar, dramaturg olarak görev almaktadır.

Next Post
Nisanın Yeşil Sancısı / Filiz Çimen

Nisanın Yeşil Sancısı / Filiz Çimen

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Nisan 2026
  • Mart 2026
  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • 40′ lık / Feyzullah Fatih Çankara
  • Şiir / Jülide Ermin
  • 1 Nisan Şakası Bir Aşkın İntikamı Olmuştu / Aşk Yazarı Mustafa Çifci
  • Sabah Aydınlığında / Sevgi Erol Öçal
  • Bazı Acılar Miras Kalır İnsana / Tuğçe Dal

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.