Nasıl desem de bir kifayet üretsem
Nasıl bir arafın ortasında kalsam da içimdeki sirkleri kapatsam.
Nasıl bir saltanatın sol kanadıyım da boyumdan büyük esaretlere kapıldım.
Bu azabın keskin yolu mudur?
Zihnimin cehennemindeyim.
Zihinlerin üstadı ziyanlar içinde,
Belli belirsiz patikaların sınır koğuşlarında
Nasıl söylesem de boşaltsam bu zehir odalarımı
Ne haberden koşup yorulsam da nefsime söz anlatsam
Hangi notayı gütsem de hoşuna gitse diri müziklerim Uyluklarımın yasaklarındayım.
Bihaberim katran duvarlarımın arasında
Heykelimin dikileceği yaşı da çoktan geçtim
Nasıl kussam da arınsam soğuk mühürlerinden
Derimin altındaki nefsi suretime Nasıl yapsam da bir benlik versem Evet öyle.
Sesimin çukurlarındayım.
Solumdaki tüm mağrurları acımasızca gömdüm Kazıya kazıya darbelerime zevk verdiğim bu buhran Nasıl yapsam da ağıt kuşlarına sakatat olsa.
Sesimin son sınırlarında artçı sancılara gebe kaldım.
Gölgemin gerçekliğindeyim.
Öyleyse söyle bana
Benden ne istiyorsun?
Neden beni bırakıp sonunu getirmiyorsun?
Neden Nasıl yapacağımı söylemiyorsun?
Ezilen uzuvlarımın iplerini neden kesmiyorsun?
Mürekkebimi kurutup arka sokağından kaçmama izin ver, lütfen.
Şakaklarımda garip bir panzehir ağrısı var, bu gece.
Söyle bana!
Benden ne istiyorsun?
Neden beni bırakıp sonunu getirmedin?
Neden Nasıl yapacağımı söylemedin?


