Canavarlardan kaçarken,
Kendimi vampirlerin arasında, kara delikte buldum;
Güneşimi feda ettim onlardan kurtulmak için.
Gün batımı ile şafak arasına sürükledim ruhumu;
“Bien’i sevmeyi” denedim,
Karanlık atmosferine kaptırdım kendimi.
Ben gökkuşağımı, siyahla değiştirdim.
Gölgede, insanlardan getirdikleri kanları paylaştılar benimle;
Onlarla birlikte hayvanların kemiklerine kadar indim.
Boyut değiştirdim;
Gül kokusunun yerine, kan kokusunu çektim içime.
Karanlıkta bile o kadar parlaktı ki bedenleri;
Gözlerimi mühürledim, adeta büyülendim…
O an anladım:
Güneşi feda etmeme değdi.
(Polonya, “Bien köyünde bulunan vampir mezarlığı”)



