KRİPTO ÇIGLIK
Kırılan bir turnusol kâğıdının morluğu gibi çöker akşam.
Göz altlarına işlemiş yorgunluğa rağmen
Her darbe bedene değil, ruhun en derinine iner.
Sindikçe, sustukça
Karşıdaki güç sandığından daha da büyür.
Kripto bir cümle gibi gizlenir gerçek yaralar;
Kimse çözmesin, kimse fark etmesin diye
Yanan yerler sessizliğe gömülür.
Bir kukla gibi savrulur duygular,
Görünmeyen iplerin arasında parçalanır.
Sığınaksız kalır gözler;
Kapı kolları bile ürker dokunuştan.
Mutfağın sessizliğinde kırılan tabak değil,
Çatlayan iç ses olur.
Çocuklar odalara kaçışır
İsimler bile titrer havada—
Her hece bir tehdit, her nefes bir mühür.
Azaldıkça yankılanır çığlıklar duvarlarda;
Yastık, morluklara gömülmüş bir günah çıkarma taşına döner.
Bir ev, bir bedene dönüşen zindana olur
Bir nefes, değersiz bir rehineye.
Ama yine de bilinir ki;
Turnusolun moru gün gelir solar,
Kripto sırların duvarı incelir,
Kuklalar iplerini koparmayı öğrenir.
Küllerin altına gizlenen cesaret
Bir yerde sessizce büyür—
Vakti gelince görünmek için.



