Ben yaşıyor muyum acaba?
Birinin gölgesi yansıyor yollarında, görünüp kaybolan.
Kafasında serin esintilerle dağılıyor sonbahar yaprakları.
Garip bir bülbül ötüyor ağzının içinden.
Hüzün çiçekleri satıyor gözleri, yüzündeki mezarlıkta.
Ben yaşıyor muyum acaba?
Hep mutluluğu seçti sevdiğim kadınlar.
Ben ki sazlıkların arasında yeşil bir baş,
Ne bir sazlığım, nede bir ördek.
Tek bildiğim özlemek, tek bildiğim ağ örmek düğüm düğüm.
Sadece kendim düştüğüm.
Ben yaşıyor muyum, kim bu beni oynayan?
Bu hayat benim mi, atıyor sandığım bu kalp?
Işıklar var yanıp sönen, vazoda plastik çiçekler, dönüşen yüzümle birlikte.
Kafamda dönüyor Mars’ın yüzeyi.
Sanki hiç bir şey gerçek değilmişçesine.
Ben yaşıyor muyum acaba?
Birinin gölgesi yansıyor yollarda, görünüp kaybolan.
Güzel bir parfüm kokusu okşuyor burnumu.
Geliyor top peşinde koşauşan çocukların sesleri.
Son gördüğüm rüyayı hatırlamaya çalışıyor durmadan bir yarım.
Belki gerçek orada saklanıyordur.
Belki gün gelir hatırlarım.
Bekir Dalkıç



