• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Öykü

Düğme

İskelede ayakta duruyorsun. Rüzgâr hırçın hırçın esiyor. Aralıksız saçlarını dağıtıp mantonun eteklerini savuruyor. Karşında konuşan adamın söylediklerine inanmak istemiyorsun. Kelimeler kulağına her ulaştığında sert bir darbe kalbine, büyük bir dalga ise ayaklarına vuruyor. İçinde bir yangın var, dışın ise buz tutmuş. Bakışlarını dudaklarından koparıp gözlerine sabitliyorsun. Kim bu adam? (Gerçekten.) Çok sevdiğin, uğruna birçok şeyden vazgeçtiğin ve değiştiğin adamdan izler bulmaya çalışıyorsun. (Bakıyorsun. Sadece bakıyorsun.) İçinde bir şeyler kırılıp dağılıyor. (Bir ses gibi. Ama sesi yok.) Adını koyamadığın, koysan bile taşıyamayacağın bir ağırlık kalbine çöküyor. (Çöküyor mu, yoksa hep orada mıydı?) Derin iki kuyuya benzeyen gözlerinden bakışlarını çekiyorsun. Hayır, sevdiğin artık erkek bu değil. (Hayır. Bu değil.) Bu gözler, sözler, hâller onun değil. Bu adamı tanıyamıyorsun. O an ağzından çıkan son sözü aklına geliyor. “Beni boğuyorsun.”

Elif Ozturk by Elif Ozturk
8 Mart 2026
in Öykü
0
0
SHARES
46
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Masanın üzerindeki karmaşaya bakıyorsun. Sağ kenarda yığın olmuş kitaplar, yanında dağınık halde bırakılan yarısı yanmış mumlar, önünde kutusundan çıkarılıp öylece bırakılmış Tarot kartları. Sol uçta üst üste koyduğun zarflara elini uzatıyorsun. Tam parmakların dokunacakken vazgeçiyorsun. Hepsine tek tek bakıp ayıklama fikri bir anda bunaltıyor. Faturalar, faturalar, faturalar! Başka bir şey olmayacak değil mi? (Başka bir şey beklemiyorsun zaten.) Bir mektup, bir kart, bir resim gelir mi dersin?

Başını sağa sola çevirirken karşında o varmışçasına gözlerini deviriyorsun. Gözünün önüne birden o gün geliyor. İskelede ayakta duruyorsun. Rüzgâr hırçın hırçın esiyor. Aralıksız saçlarını dağıtıp mantonun eteklerini savuruyor. Karşında konuşan adamın söylediklerine inanmak istemiyorsun. Kelimeler kulağına her ulaştığında sert bir darbe kalbine, büyük bir dalga ise ayaklarına vuruyor. İçinde bir yangın var, dışın ise buz tutmuş. Bakışlarını dudaklarından koparıp gözlerine sabitliyorsun.

Kim bu adam? (Gerçekten.) Çok sevdiğin, uğruna birçok şeyden vazgeçtiğin ve değiştiğin adamdan izler bulmaya çalışıyorsun. (Bakıyorsun. Sadece bakıyorsun.) İçinde bir şeyler kırılıp dağılıyor. (Bir ses gibi. Ama sesi yok.) Adını koyamadığın, koysan bile taşıyamayacağın bir ağırlık kalbine çöküyor. (Çöküyor mu, yoksa hep orada mıydı?) Derin iki kuyuya benzeyen gözlerinden bakışlarını çekiyorsun. Hayır, sevdiğin artık erkek bu değil. (Hayır. Bu değil.) Bu gözler, sözler, hâller onun değil. Bu adamı tanıyamıyorsun. O an ağzından çıkan son sözü aklına geliyor.

“Beni boğuyorsun.”

Bir isyan, bir çığlık, bir yakarış gibi kulaklarında yankılanmıştı. Peki sonra? Git mi dedin, yoksa gitme mi? Sonrası yok değil mi? (Yok.) Ne olmuştu, hatırlamıyorsun. (Hatırlamak istemiyorsun.) Güç almak istercesine masanın kenarına tutunuyorsun. Yanağından akan bir damla masadaki kâğıdın ucuna düşüyor. Hemen parmak uçlarınla siliyorsun. Kurusa bile eskisi gibi olabilir mi? (Hiçbir şey.) Kalbin gibi değil mi? Peki daha ne kadar bekleyeceksin? İyileşmek, toparlanmak, kaldığın yerden devam etmek için daha ne kadar bekleyeceksin?

Aklın evin gibi dağınık. Nereden başlayacağını bilemiyorsun, değil mi? (Başlamak diye bir şey var mıydı?) Bir anda boğuluyor gibi hissediyorsun. Duvarlar sanki üstüne geliyor. Anıların peşinden gelen duygular ve düşünceler nefes almanı engelliyor. Panik içinde kapıya koşuyorsun. Askılıktan mantonu alacakken elinden düşürüyorsun.

Telaşla uzandığın an yerde duran bir düğme görüyorsun. Boğazın düğümleniyor. Nefes almıyorsun. Almayı da hatırlamıyorsun. Olduğun yere kendini bırakıyorsun

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Tags: Ayrılıkayrılık acısıbilinç akışıdüğmeElif ÖztürkKadınkadın olmakSevgi ve korku
Previous Post

Geleceğin Sessiz Gürültüsü

Next Post

Uludağ’ın Eteğinde

Elif Ozturk

Elif Ozturk

1982 yılında Ankara’da doğdum, büyüdüm ve yaşadım. İlk öğretim yıllarında kitap okuma alışkanlığım oluştu ve orta öğretim zamanlarında kalem vekağıtla tanıştım. Şimdi karalamalar olarak söyleyebileceğim yazma eylemini çok sevdim. Zaman içerisinde yazıların dergilerde yerini almaya başladı. Bir süre sonra dergilerde yazmak yetmedi ve bir roman eseri kaleme alma aşkı kalbime düştü. 2012 yılında Uyuşturucu Madde Bağımlılığı’nı anlatmış olduğum Duman Altı Hayatlar adlı ilk kitabın ve 2020 yılında Böbrek Yetmezliği’ni anlatmış olduğum Kelebeğin Umudu adlı ikinci kitabım çıktı. Şu an ise Görme Engelliler’i anlatmış olduğum üçüncü kitabımı yazıyorum. Yazı yazmak ve okumak benim için ekmek ve su kadar elzemdir. Kalemimi geliştirmek için farklı tarzlarda hala ara sıra karalamalar yapıyorum ve artık sizle paylaşıyorum. Aşkla ve yazıyla kalmanız dileğimle…

Next Post
Uludağ’ın Eteğinde

Uludağ'ın Eteğinde

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Mart 2026
  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • Dornapa’dan Esince / Mustafa Ünver
  • Nefes / Selcen Gezgin
  • Kaydırırken Eksilmek / Gülşah Erdinç
  • Düş Kadar Gerçek / Erkan Eren
  • Çocuğumla Arkadaş Gibiyiz Yalanı/ Aşk Yazarı Mustafa Çifci

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.