Çocukluğumu gördüm dün gece.
Gülümsedi sadece.
Yetti geçmişimi temizlemeye.
En son Kasımpaşa’da görmüştüm onu…
Sobalı, bol is, bol kömür kokulu bir odada.
Yaz günü temmuzda, pencere önündeydim.
Babam sağ idi, yanı başımdaydı,
Koca bir çınar gibi başımızdaydı.
Kokardı haliç, sıcağın tam ortasında.
Ne pencere açabilirdik ne de kapatabilir…
O zaman anlamıştım hayatın saçmalığını.
Sonra vedalaştık çocukluğumla…
Yıllar sonra çocukluğumu gördüm dün gece
Gülümsedi sadece.
Yetti ömrümü bir kez daha uzatmaya.
O zaman anladım, giden kimse yoktu benden
Bir yerlerde saklanıyorlardı derinlerde.
Benim yok saydıklarım vardı yalnızca
“Edip Cansever” ustanın dediği gibi;
“Gökyüzü gibi bir şeydi bu çocukluk, hiçbir yere gitmiyordu.”
Yağmur yağdı diye güneşi yok sanıyorduk
Ama güneş hep oradaydı,
Biliyorduk.
Anlıyorduk.
Dün gece çocukluğumu gördüm
Aynalarda şeytan taşlayarak
Büyüdüm…



