Vakit kavuşma vaktidir…
Hadi gel kanat çırpalım
İki mavilik,
Bir öğle arası
Güneşin alı kızartsın yanaklarımızı.
Bir şarkı çalsın “nihayet” makamında
Geçmişten paçayı kurtarıp, güne bakalım
Gözlerimizle önümüzdeki maviliğe akalım.
Şansımız varsa iki balık hoplar,
Kalbimiz durmadan.
Ben bir Butimar,
Dolandım durdum yüzyıllar kadar!
Bitmesin diye etrafında oyalandım sessizce,
Bir yudum alıyorum izninle…
Almazsam, öleceğim gözünün önünde!
Ver elini aşikâr eyleyelim bu nihanı,
Onuncu köyün girişinde.
Oltaya gelen balıkların kovasını yuvarlayalım,
Yüzümüzde hınzır bir gülümsemeyle.
İnsan kendi ırkını yer mi diye
Manifesto tutuşturalım ellerine…
Anlayan anlar, anlamayan yarasıyla yanar.
Paydos eden gün, yerini geceye devretti
Tutuşturabilirsin Hıdırellez ateşini
Sakiniz şimdi!
Hadi, çağır sakiyi…
Masaya bir büyük koysun,
Varsın mezesi ömrüm olsun.
İçelim gelmişine geçmişine,
Bize şimdisi kalsın.
Ve kokarken etraf yosun,
Dönüşüm yüzüne olsun.


