Baharın gelişiyle hemen hemen hepimizin içini bir sıcaklık kaplar. Soğuk, kurak ve depresif günler geride kalmıştır. Kuşların
ötüşü, yeni çiçeklenen ağaçlar içimizi ısıtır; yani benim için genelde böyle olur. Peki bu baharın gelişinin mitolojik
söylencelerde nasıl anlatıldığını hiç düşündünüz mü? Antik Yunan dünyasında baharın gelişi, bir annenin kaybı ve yeniden
kavuşmasıyla açıklanan etkileyici bir mit ile anlatılır: Demeter ve Persephone’nin hikayesi.Demeter, Olimpos’taki 12 tanrıdan
biridir; bereket, tahıl ve hasat tanrıçasıdır. Gökyüzünün ulu tanrısı Zeus ile birlikte olurlar ve bu birliktelikten güzel kızları
Persephone doğar.
Günlerden bir gün Demeter ve Persephone birlikte dolaşırken Persephone güzel çiçekler toplamak ve aralarında dolaşmak için
Demeter’in yanından ayrılır. Persephone ayrılır ayrılmaz yeraltı dünyasının ve ölülerin tanrısı Hades onu görür ve aşık olur.
Hades, söylencelere göre yeraltında yaşar ve yeryüzüne pek çıkmaz. Şans ya, çıktığı o günde Persephone’ye aşık olur ve onu
yeraltı dünyasına kaçırır.Demeter bir anda ortadan kaybolan kızı için çok üzülür ve tüm işini bırakarak yeryüzünde kızını
aramaya karar verir. Tüm dünyayı dolaşır fakat kızına dair en ufak bir iz bile bulamaz. O sırada dünyada büyük bir kıtlık
başlar. İlk defa insanoğlu kış ile tanışır; bitkiler büyümez, toprak verimsizleşir.Demeter perişandır ve kızının yasını
tutmaktadır. Günlerden bir gün Demeter, kederiyle baş başa otururken onu güldürmek isteyen tuhaf bir varlık yanına gelir.
Bu varlık, mitlerde Baubo olarak anlatılır. Demeter’in derin yasını kırmak için komik ve biraz da müstehcen hareketler yapar,
bedenini göstererek onu güldürmeye çalışır. Uzun süre sonra Demeter ilk kez gülümser ve kısa bir an için de olsa acısı hafifler.
Ancak kızına duyduğu özlem hâlâ çok büyüktür.Bir gün tanrıça Hekate ile karşılaşır. Hekate ona Helios’a gitmesini, yani
güneş tanrısına danışmasını söyler. Çünkü Helios her gün gökyüzünde dolaşır ve her şeyi görür; bu yüzden kızının nereye
gittiğini de görmüş olabilir. Demeter söyleneni yapar ve Helios’a gider. Helios ona her şeyi anlatır. Hades’in kızına iyi
bakacağını söyleyerek Demeter’in yasını hafifletmek ister fakat Demeter hem üzgün hem de sinirlidir.Tanrıçalık görevlerini
yerine getirmediği için insanlar Zeus’a yalvarmaya başlar. Yaşanan kıtlık çok zorlayıcıdır. Durumu öğrenen Zeus olaya
müdahale etmeye karar verir. Zeus Demeter ile konuşur fakat Demeter sadece kızını geri istemektedir. Zeus da son çare olarak
Hades’e Persephone’yi geri vermesini emreder.
Hades emri kabul eder fakat Persephone yeryüzüne çıkmadan önce ona birkaç tane nar tanesi ikram eder ve Persephone de
bunları yer. Gel gör ki yeraltı dünyasında bir şey yiyip içen artık o dünyaya aittir ve oradan tamamen ayrılamaz. Bunun üzerine
tanrılar arasında bir uzlaşmaya gidilir.
Persephone yılın altı ayını yeraltında Hades ile yaşar. Bu zaman diliminde Demeter yaslı ve üzgündür; yeryüzünde bu yüzden
kış yaşanır. Kalan altı ay ise annesi Demeter’in yanına, yeryüzüne çıkar ve birlikte yaşarlar. Demeter bu altı ay boyunca o
kadar mutlu olur ki ağaçlar yeniden çiçeklenir ve toprak bereketine tekrar kavuşur. Böylelikle yeryüzüne bahar gelmiş olur.
Belki de bu yüzden bahar geldiğinde hepimiz içimizde açıklaması zor bir canlılık hissederiz. Binlerce yıl önce anlatılan bu
hikaye, doğanın uyanışını bir annenin mutluluğuyla anlatırken aslında insanın doğayla kurduğu duygusal bağı da
gösterir.Mevsimlerin gelişleri mitoloji dünyasında böyle aktarılır. Her bahar kızına kavuşan Demeter’in sevincinin yeryüzüne
bereket olarak döndüğünü düşünür ve biz ölümlülerin topraklarına bereket getirdiği için ona teşekkür ederim.
Paylaşarak destek olabilirsiniz!