5 sigara kala
bu satırları ciddiyetle yazdığıma inanmayan tarafım kahkahalar atıyor
o sinir bozucu tiz ses beni cinnet geçirmeye biraz daha yaklaştırıyor
sus! sus! sus!
çığlıklar atmakla dudaklarımı sozsuza dek mühürlemek arasında yaşadığım gitgeller beni yoruyor
sanki hayat herkese çiçeklerle donatılmış koca bir yolken bana ince, kopmaya yüz tutmuş bir ip
kimse nasıl hayatta kalınır öğretmedi
zaten ben de kötü bir öğrenciydim…
günlerdir geçmeyen başımdaki o keskin ağrı
bu aralar bana sadık kalan tek şey sanırım
zihnimdekileri kağıda dökememenin verdiği agresiflik var üzerimde
beni terk etmeye niyeti olmayan bir öfkeyi taşıyorum omuzlarımda
evet, sanırım ellerim bu yüzden titriyor
en iyisi bir sigara yakmak olsa gerek…
4 sigara kala
kuşların sesi, uzaktan bağırtısı gelen sokak satıcısı, araba kornaları
gün uyanıyor, şehir canlılığını kanıtlarcasına bir kalp gibi atıyor
ben ise tam aksine, düşüncelerimin kazdığı mezarda huzurlu bir uykuya dalmaya çalışıyorum
önüme çıkan tüm yolların sonu dipsiz bir uçuruma çıkıyor
ne zaman çakılacağımı bile bilmeden sadece düşüyorum
rüzgar mı tenimi ürperten
yoksa vücudumdaki bu titremeye başka bir açıklama getiremiyorum
iştahım çok yok bu aralar
kendimi mi cezalandırıyorum yoksa çocukken annemin dediği gibi yemekler de mi küstü bana
her yer siyaha büründü
gün mü bitti yoksa benim dünyam renklerini mi kaybetti?
iyimser tarafımı dinleyeceğim tarafım
sigaram da bitmiş… yenisini yakmalı sanırım
2 sigara
aynada gördüğüm yüze bakmaya tahammül edemediğim bir gündeyim
onu görmemek için evdeki tüm aynları kaldırdım
o bomboş bakan gözler içimde korkunç hisler uyandırıyor
rengi solmuş bir yüz ve baygın bakışlar
ölü zihnini yaşatmaya çalışan bir vücuttan ibaret
gözyaşlarım kurumuş dudaklarımı ıslatıyor
hayatımın iplerini tutan herkesin arkasında sıramı bekliyorum
sanırım ışıklar bana dönmeyecek
bunu kabulleniyorum
boşvermişliğin getirdiği rahatlama?
hayır hayır
aksine
pes etmenin getirdiği yıkıma bir sigara yakıyorum
son sigara
bugün evden çıkmak istiyorum
içimde çılgınca bir neşe var
zincirlerimden arınmış hissediyorum
hayatımda hiç bu kadar heyecanlı hissetmemiştim sanırım
kalbim o kadar hızlı atıyor ki ona yetişmek için daha hızlı koşmam gerek gibi hissediyorum
bugün bütün aptallıklar serbest bana!
dünyadaki son gününde yapılacaklar listesi hazırlamalıydım belki de
zihnimdeki binlerce ses ortak bir şarkıyı bağırıyor sanki
artık onları nasıl susturacağımı biliyorum sanırım
pakette kalan son sigarayı elime alıyorum
hay aksi! bugün gerçekten de aklım beş karış havada olmalı
çakmağım nerede? neyse, bugün kendime kızmıyorum
ilerideki dükkandan alabilirim
kapıdan girerken duyduğum miayvlama sesi dikkatimi dağıtıyor
çakmak aldım, acele etmeliyim
çıkmadan önce istemsizce kafamı çeviriyorum
minik kediye son kez bakıyorum
aklımda kalan son şey o olsun istiyorum
artık son sigarayı yakabilirim
1 demet papatya
güneş ışıkları yüzümü okşuyor
yüzümde hissettiğim tüylü patiler bana dingin bir huzur veriyor
şehirle beraber ben de uyanıyorum, o canlı akışa kendimi bırakıyorum
aynada biraz kendimle bakışıyorum
gözlerimde gördüğüm ışıltılar benim hayal ürünüm mü?
her yer sessiz, başım da ağrımıyor artık
toprağı ölmüş zihnimde açan her bir papatya…
üstümde hoş bir rahatlık var
renkler ne zamandır bu kadar canlı?
nefes alıyorum
beni ölüme götürmeyen her bir nefes için şükrediyorum
evimdeki küllükleri attığım o gün…
ben ve minik kedim, balkonumdan şehri izliyoruz
yıldızların ışığı ruhumu süslüyor
sanırım ben de yaşamayı öğreniyorum?
Paylaşarak destek olabilirsiniz!