• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Genel

RİTİM

Gizem Yenikler . Gizem Yenikler
14 Ekim 2026
. Genel
0
0
SHARES
2
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Belli bir frekansın üzerine çıkıldığında ses, ses olmaktan çıkar; bir tür uğultuya, ardından da mekânı dolduran somut bir basınca dönüşür. Salondaki bin üç yüz kişi bunu biliyordu ya da hiçbir şey bilmedikleri için sadece başlarını sallıyorlardı.
Önce sağ taraftaki blok başladı. Sahnedeki pirinç sarkaç her sola salındığında, sağ tribündekiler ayaklarını aynı anda ahşap zemine vuruyordu. Güm. Tek bir gümleme. Sonra sarkaç sağa kayıyordu ve bu kez sol tribün güm lüyordu.
Ben dokuzuncu sırada, tam ortadaydım. Ne sağa aittim ne sola. Zihnim serbest bırakılmış bir sarkaç gibi iki sesin arasında sıkışmış, ciğerlerime dolan tozu soluyordum.
Yanımdaki adam, kravatını hafifçe gevşetmiş bir bankacıydı. Gözleri sahnedeki pirinç küreye kilitlenmişti. Sağa salınım olduğunda sol ayağını öyle bir hırsla yere vuruyordu ki, her defasında ceketinin cebindeki bozuk paralar şıngırdıyordu.
“Neden vuruyorsun?” diye fısıldadım. Sesim kendi boğazımda boğuldu.
Bana dönmedi bile. “Durdurursak düşeriz,” dedi. Dudakları kurumuştu, kenarlarında beyaz tükürük lekeleri vardı. “Ritim durursa zemin çöker.”
Zeminin çökmesi fikri salona yayılmış tek ortak hafızaydı. Kimse bu bilgiyi nereden aldığını bilmiyordu ama herkes aynı korkuyu paylaşıyordu. Bin üç yüz kişinin korkusu, tek bir insanın korkusuna benzemez; kütlesi vardır, yerçekimini değiştirir. Bir süre sonra salondaki havanın ağırlaştığını, akciğerlerime giren oksijenin bile bu ortak ritimle ciğerlerime pompalandığını hissettim.
Sarkaç hızlandı.
Sağ: Güm. Sol: Güm.
Artık kimse birbirinin yüzüne bakmıyordu. Bireysel yüzler silinmiş, geriye sadece sağa ve sola yatan devasa, tek parça bir gövde kalmıştı. Kalabalık, içindeki herkesi yutmuştu. Yanımdaki adamın adı yoktu, benim de bir adım kalmamıştı. Sadece ritmi korumakla görevli hücrelerdik.
Derken, sol ayağımı yere vurmadım.
Sarkaç sola salındı. Sol blok yeri göğü inletti, ama ben bacağımı sabit tuttum.
O an, sanki devasa bir dişli çarkın içinden tek bir vida fırlamış gibi hafif bir yalpalama oldu. Yanımdaki adam ilk kez başını bana doğru çevirdi. Gözlerindeki ifade öfke değil, katıksız bir dehşetti. Birisinin ritmi bozması, dünyayı taşıyan atlasın kollarını gevşetmesi demekti.
“Vur,” dedi fısıltıyla. “Vur yoksa bizi de yutacaklar.”
“Kimi?” diye sordum.
Salondakileri işaret etti. Ama işaret ettiği şey dışarıdaki bir düşman değildi; işaret ettiği şey bizdik. Kalabalık, kendi kendini yutmaya başlamış bir canavar gibiydi ve biz o canavarın hem dişleri hem de midesiydik. Delilik bir noktada patlamamıştı; delilik, herkesin aynı anlamsız hareketi aynı anda yapıp buna “düzen” demesiyle çoktan tamamlanmıştı. Biz birbirimizin zihninden geçerken, o ortak akıl dışılıkta eriyip gitmiştik.
Sarkaç bir kez daha sola kaydı.
Bütün salon bana bakıyordu. Bin üç yüz çift göz, ritme uymayan tek bir hücreyi yok etmek üzere kenetlenmişti. Normalin sınırını belirleyen şey akıl değil, sayıydı. Ve sayıca üstün olanlar, deliliği kanun ilan etmişti.
Sağ ayağımı yavaşça kaldırdım. Kalabalığın sıcak ve uyuşturucu baskısı omuzlarıma çöktü. Kendi zihnimin son kırıntısı, o topuk yere çarpmadan hemen önce karanlığa gömüldü.
Güm.
Artık ben de bendim, ben de kalabalıktım.
Zaten normal ile delilik arasındaki çizgi, akılla değil, çoğunluğun mutabakatıyla çizilmez miydi? Eğer bin yüz doksan dokuz kişi aynı illüzyona inanıyorsa, ona “gerçeklik” denirdi; tek bir kişi aksini iddia ettiğinde ise adı “delilik” oluyordu. Dışarıdaki dünya, akıl sağlığını koruduğunu sanan milyonlarca insanın benzer ritimlerle ayağını yere vurduğu daha büyük bir salondan ibaretti belki de. Herkes birbirinin zihninden sessizce geçerken, kimse kimsenin deliliğini fark etmiyordu; çünkü hepimiz aynı uyumun içindeydik.
Sarkaç bir kez daha sağa kaydı. Bu kez ayağımı yere vururken hiç tereddüt etmedim. Çünkü artık biliyordum: Bu salondaki tek deli, ritmi bozmaya çalışan o ilk halimdi.

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Önceki Yazı

Hıyarlı KÖY / Mehmet Özkendirci

Sonraki Yazı

Ey Peri / Galip Uçar

Gizem Yenikler

Gizem Yenikler

26 Aralık 1990 tarihinde İzmir’de doğdum. İlköğrenimini Fatih Koleji’nde, lise eğitimini ise İnönü Lisesi’nde tamamladım. Ardından İzmir Ekonomi Üniversitesi Medya ve İletişim Bölümü Habercilik alanından 12 Haziran 2015 tarihinde mezun oldum. Çok iyi derecede İngilizce ve başlangıç düzeyinde İspanyolca biliyorum. Eğitim hayatımın ardından uluslararası geçerliliğe sahip TESOL ve Teaching Practice sertifikalarını alarak profesyonel olarak İngilizce öğretmenliği yapmaya başladım. Roman, şiir, Öykü, yazmayı seviyorum.

Sonraki Yazı

Ey Peri / Galip Uçar

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Ekim 2026
  • Eylül 2026
  • Ağustos 2026
  • Temmuz 2026
  • Haziran 2026
  • Mayıs 2026
  • Nisan 2026
  • Mart 2026
  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • Ey Peri / Galip Uçar
  • RİTİM
  • Hıyarlı KÖY / Mehmet Özkendirci
  • Türk Diaspora Edebiyatı İlk Toplantısını Almanya’da Yaptı / Dursaliye Şahan
  • Gecenin Bir Vaktindeyim / Mahmut Çiçekdağı

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

imunify-bot-check
KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.