Elinde iki kahveyle geldin
Buram buram kokan
Köpükleri göz göz
Amma nazarlıydı
Oturdun karşıma sakince
Yaslandın koltuğa
Bir yudum aldın fincandan
Fincan öpüşünden mutlu
Sen kahvenin tadından
Dudağında bir tebessümle mutlu
Bense senin tebessümle huzurlu
Telvesi yorgunluğumu alırken benim
Hiç şekersiz tadıyla dilimde
Isıtıverdi içimi
Hafifletti beni
Ben de sırtımı yasladım
Gözlerinin kahverengi bebeklerine bakarken
Tam o anda işte kedi
Zaten telveyi de çok severdi
Hiç tereddütsüz iki üç patiyle
Oturdu fincanımın altına sakince
Tam kondurdu kendini dizimin üstüne
Hafif bir havayı koklayış
O da buldu huzuru kahvenin kokusuyla
Yasladı başını patilerinin üstüne
O an var mıydı ki Dünya


