• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Öykü

Kardan Kadın / Mehmet Özkendirci

Mehmet Özkenderci . Mehmet Özkenderci
9 Ekim 2026
. Öykü
0
Kardan Kadın / Mehmet Özkendirci
0
SHARES
4
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Hava soğuktu
Kar yağıyordu
Adam üşüyordu
Kardan bir kadın yaptı
O’na sarıldı
Sabah oldu
Kadın yoktu
Adam şimdi daha çok üşüyordu.

Toprak damlardan karın yarım metreyi geçtiği, okul yollarında düşe kalka gidilen kış günlerinde saatlerce kartopu savaşlarının yapıldığı, kardan adamların yapıldığı günler üzerinden sanki asırlar geçti. Artık ne toprak damlı evler ne de dizlerine gelen karlar ve oyunlar kalmıştı. Sefertasları gibi yan yana yükselen evlerin pencerelerinden seyrettikleri karlarla kurulan hayaller kartopu savaşları ve kardan adamlar pek gerçekleşmezdi.
Üzerinden yarım asır geçse de karın tutmadığı günler çocukça yaptıklarını dudaklarının kenarına yapışmış acı tebessümlerle anımsardı. Bir keresinde hava kararıp akşam ezanları okununca kadar sokakta kardan adam yaptığı günü hatırladı. Havucu burnuna yapıştırdığı küçük kardan adam tam olunca eve döndü. O akşam haberlerde gecenin çok soğuk olacağını duyunca dışarda kalan küçük kardan adamını düşünüp üzülmeye başladı. Gözüne uyku girmedi, herkesin uyuduğundan emin olunca sırtında battaniyesiyle evden çıktı. Hafta sonu olduğu için annesi onu sabah erkenden uyandırmaya kıyamadı. Öğleye doğru uyanınca ilk işi pencereden bahçedeki eserine bakmak oldu. Gördükleri karşısında buz gibi donup kaldı. Kardan çocuktan geriye battaniye üzerinde erimiş, sadece ona gülümseyen gözlerini taşıyan başı kalmıştı. O gün bütün arkadaşlarının ısrarlarına rağmen hiç dışarı çıkmadı, battaniyesini bile annesi almıştı. Ertesi kış karlar yağınca biraz daha büyük kardan adam yapmaya karar verdi, büyükler daha dayanıklı olurlar diyerek. Yaptığı kardan adam o gece erimedi, hatta iki üç gün ayakta kaldı sert esen rüzgâr ve yüzünü pek göstermeyen güneşe rağmen…Sonun da o da güneşin gerçek yüzünü gösterdiği bir gün gözlerinin önünde hasta bir adam gibi erimeye başladı. Keşke kutuplarda bir Eskimo çocuğu olsaydım diye düşünmeye başladı, evdeki buzdolabı aklına gelince kararını verdi, zengin olup onlarca buzdolabı alarak erimelerine engel olabilirdi. Şimdiki aklım olsaydı çok büyük bir soğuk hava deposu alırdım diye güldü. Hatta o sene hem derslerinden çok yüksek puanlar aldı, hem de yaz tatilinde babasının dükkânından haftalık işe başladı zengin olma hayaliyle…
Yıllar yaptığı kardan adamlar gibi eriyip giderken Mualla ile tanıştı. Mualla sade yaşamayı seven devlet dairesinde bir memurdu. Kısa bir arkadaşlık sonunda evlendiler, dağınık hayatı düzene girmiş, bekar evinde güller açmaya başlamıştı. Sekiz milyarlık dünya da ruh eşini bulmuş nadir insanlardı. İki çocukları oldu İrfan ve Hakan…İrfan Kanada’da mühendis olarak işe başlarken, evdeki son kuş Hakan yüksek lisans için gittiği İtalya’da tanıştığı kızın ülkesine uçup yerleşti. Görüntülü cep telefonları olmasa bayramlarda bile görüşemeyeceklerdi. İrfan’ın ikizleri olmuş, isimleri Rasim Jean ve Mualla Janet. Artık dört duvar arasında çocuk ve torun seslerine hasret yıllar geçerken eşi amansız hastalığa yakalandı son yaz. Sonbahar ortalarında hastalığı daha da arttı. Kış gelince cennete bile Mualla’sız girmem dediği kadın, yaptığı kardan adamlar gibi eriyordu, son anına kadar başucundan ayrılmadı. Kendi elleriyle yıkayıp kefenledi. Toprağa verirken lapa lapa kar yağmaya başladı.
Yağış aralıksız üç gün sürmüş, yıllar sonra toprak damlardaki yüksekliği bulmuştu. Hava çok soğuktu, üşüdüğünü hissetmiyordu yüreği alev alev yanarken. En beteri artık Mualla’sızdı. Akşama doğru kuytu bir köşede kardan bir kadın yaptı, başına eşine çok yakıştırdığı kırmızı puantiyeli eşarbı sardı, yüzüklerini bağladığı kolyeyi boynuna astı. Ve sımsıkı sarılıp son kez öptü. Kar şiddetinin daha arttırmıştı hava buz keserken son görevini yapmak için Mualla’sına sarıldı.

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Önceki Yazı

DÜŞLEMEK

Sonraki Yazı

Özürler ve Keşkeler / Burak Kamrak

Mehmet Özkenderci

Mehmet Özkenderci

Sonraki Yazı
Özürler ve Keşkeler / Burak Kamrak

Özürler ve Keşkeler / Burak Kamrak

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Ekim 2026
  • Eylül 2026
  • Ağustos 2026
  • Temmuz 2026
  • Haziran 2026
  • Mayıs 2026
  • Nisan 2026
  • Mart 2026
  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • İnsan, Deniz, Okyanus
  • Ayakkabı / Mehmet Özkendirci
  • Özürler ve Keşkeler / Burak Kamrak
  • Kardan Kadın / Mehmet Özkendirci
  • DÜŞLEMEK

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

imunify-bot-check
KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.