Çırpınırdı asiliğim cömert bir tilkinin karşısında
Ayaklarım buzdan bir gömlek durdururdu kısa uzun eğri yolları
Balıkçı kulübesi uzun atlamada suya dalardı
Belimi bükme sonbahar kimim var
Sevinçli bir bulut asaletini körükler
Bilmiyorum bu işin sıcaklığını aldatma toprak üşürsün
Bazı şairler çiğ et yemeyi severler
Ayakta duramayan saydam şiirimsiler
Gerçeği düşünsel düşümde sevdim
Benim de ellerim sopasız kalem tutar
Senin aklını alacağım kuzusuz yürek kaçan gemi
Bir damla mürekkep ıssız tüm ağaçlar
Gülme bana unutulmuş yırtık kent
Bulmaca dağıtıyor dizelerim
Sen de borçlan günahlardan akarak
Bilmiyorum gözle mi okunursun sesle mi
İsteği kovdum alkışlarla
Sıra sende sade bahar tomurcuğu
Çömez Taş sıra sende


