Bazı sabahlar çiğ taneleriyle suladım leylakları…
Kokla!
Kanlı gelincikler doğurdum
Koca rahmimde…
Taze papatyalar yetiştirdim…
Koparma!
Salladım seni kucağımda, sarstım seni…
Uyuyasın diye değil, uyanasın diye!
Toprağı havalandırdım,
Bazen nadasa bıraktım…
Hanımellerinin açtığı vakti kolla.
Sarı bir yıldız gözlerini kamaştırdı
Bembeyaz yorganlarla örttüm üstünü.
Düşlerini maviye boyadım…
Hadi, dal!
Çocuklarımın ellerine yaseminler tutuşturdum…
Bak!
Şarkımı kulağına üfledim…
Duy!
Üstüme attığın taşların arasından
Renkli tırnaklarımı uzattım…
Gördün mü?
Sen yaşa diye ben bin kere öldüm,
Sen öldüğünde ben hep geri döndüm.
Çipil gözlü kızlar oğlanlar doyurdum,
Rengârenk resimler çizdim vadilerin eteklerine…
Bak bana!
Yanık türküler söyledim dağların doruklarına…
Duy beni!
Mavinin binbir tonu damladı ellerimden…
Gör beni!
Sen, dolgun memelerimde uyuya kalmış çocuk…
Bir kere olsun gör beni.


