Eylül gelmekte yine
Yeleleri uçuşan bir kısrak gibi
Dört nala koşarak hem de
Hüzüne kapansam derim
Salkım söğüt gelir aklıma
Suya değen dalından başlar hüzün
Ankara bildiğin gibi
Kasvetli bir gölge şehrin üstünde
Rüzgar sakin eser şimdilik
Hüzün insanlardan akar
Çevrede sıkıntılı tipler
Hüznün içine çeker
Durup dururken
Yüksel caddesine çıkmalı şimdi
Az ilerde Mülkiyeliler
Durup bir kahve içmeli
Konurda bir tanıdık çıkar mutlaka
Sağlı sollu kafeler
Gençler mutlu coşkun
Olgunlara gelmeden
Bir mekana girip
Dost yüzlere merhaba demek
Bir bira içmek zamanıdır.



