Hava sıcak, gün tepede.
Sığınacak bir gölge yok ,bugün koca çiftlikte.
Bir yabancının, ayak sesleri duyulsa da;
Hav! Dese.
Çare yok bugün, kendi huzurunu kendi bulacak.
Başladı yeri kazmaya, tırnaklarıyla…
Toprak, kazdıkça yumuşadı,
Soğudu ,serinledi, Çomar sevindi.
Çukur derinleşti, çukur büyüdü…
Çomar sevindikçe sevindi.
Tırnakları kırıldı kazmaktan, patileri yoruldu.
Ama bıkmadı, hiç usanmadı , kazdıkça kazdı.
Sert taşlar, sivri sopalar, eski atıklar,
Kimbilir, daha derinde neler var?
Kazdı… Kazdı… Kazdı…
Belki de ömrü buraya kadardı.
Başını kaldıramadı, nefesi zor aldı.
Gece mi olmuştu ne, artık herşey karanlıktı.
Gömse miydi kendini bu çukura?
Yoksa geri mi dönseydi, bilemedi…
Yol açarken kayboluruz ya bazen!
Kendi açtığımız kulvarda kayboluruz.
İnsan deriz ya kendimize, kimbilir?
Belki de değiliz.



