• Destek
  • Üye Ol
  • Yazar Girişi
  • Abone Ol
0 553 423 00 17 kibelekulturs@gmail.com
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol
No Result
View All Result
Kibele Kültür Sanat Dergisi | Hayatı Doğuran Sanat  |  Hatice DÖKMEN
No Result
View All Result
Home Genel

Patatesli Börek

Cemre Poyraz by Cemre Poyraz
10 Ağustos 2026
in Genel, Öykü
0
Patatesli Börek
0
SHARES
2
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Gün her zamanki gibi başlamıştı.

Her zamanki son bulacağından emindi evdeki tüm eşyalar.

Sabahın erken saatlerinde açılan tahta mutfak kapısı bile  bilirdi, ne zaman gıcırdaması gerektiğini.

Bir önceki günün yansıması gibi açtı buzdolabının kapağını. Kaç gündür aklındaydı, patatesli börek yapacaktı. Sütü, yoğurdu, yufkayı çıkarıp masaya koydu. Yalnız az evvel televizyonda bir dizide, kendi yaşlarında bir kadının haykırarak söyledikleri karıştırmıştı biraz aklını. Kadının gözlerinde, aynaya bakınca gördüğüne benzer parıltılar olması dikkatini çekmişti.

“Hayat seçimlerimizden ibaretse...” diyordu, “ben kendimi seçiyorum o zaman.”

“Öyle büyük adımlara gerek yok, mevcut şartlar  içinde de kendim olmayı başarabilirim. Yeter ki anlayın beni… Yeter ki anlaşılayım!”

Acaba ne oluyordu anlaşılınca? Ya da anlaşılmayınca ne oluyordu? 

Eğildi, tezgâhın altındaki plastik sepetten iki büyük soğan aldı. Birkaç kat kabuğundan arındırıp sudan geçirdi. Kenarlarındaki çatlaklardan başlayan karartıyla ömrünün son demlerinde olduğunu ilân etse de, bir Kurban Bayramı’nda ortadan ikiye ayrılasıya kadar kullanılacak olan doğrama tahtasını yatırdı tezgâha.  Başladı doğramaya. Adettendir, gözüne toz kaçamayan ve göz pınarlarında sürekli ertelenmişliğin tortusunu biriktiren kadınlar, soğan doğrarken bırakırlardı, biriktirdiklerini dünyaya… ” Bu soğanlar da ne acıymış, eken diken hiç sulamamış!” oluverirdi gerekçeler. Tavadaki kızgın yağa küp soğanları bırakırken öfkeyi düşündü. Bu yağın öfkesi de şiddetliydi belki. Soğanı yakıyor gibi duruyordu ama bir şeye hizmet ediyordu. İstersen kontrol edebiliyordun. Kocasının öfkesinden farklıydı yani yağın kızması.

Elleri yana yana haşlanan patatesleri soyarken, üfledi parmaklarına Küçükken annesinin yaralı dizlerine üflediği gibi. Bir daha üfleyen olmadı zaten hiçbir yarasına. Kendi nefesi yettiğince oldu acısını dindirmesi. Salçası, tuzu, baharatı, ezdiği patatesleri… Tüm malzemeleri ekleyip karıştırdı, içinde karmakarışık olan duygularla yarıştırırcasına. “Böyle işte hayat denilen...” diye düşündü. “İçinde ne ararsan var. Benimkinin acısı bol olmuş. Bazen o kadar harman oluyor ki insan, sonra istese de dönemiyor eski hâline.”

Yufkanın paketini eline aldı, sonra yerine bıraktı. Gözlerinde ince bir şimşek çaktı. Risk alacaktı bu sefer, yufkayı kendi açacaktı. Cesaret edecekti. Neyi eksikti ki? neden yapamasındı? Hayat seçimlerden ibaretse, o da cesaret etmeyi seçiyordu işte şimdi. Eğer beğenilmezse, malzemeyi ziyan etti diye yiyeceği dayağı düşününce yutkunsa da, vazgeçmedi yolundan.  Hiç denememiş olmaktan daha kötü ne olabilirdi? Kalktı, güzel bir hamur tuttu. Kıyır kıyır olsun diye sirke de ekledi. Madem gözünü karartmıştı, dönüş yoktu artık.

Yağladığı yuvarlak fırın tepsisine yerleştirdi patatesli kol böreğini. Seher vakti kümesten aldığı yumurtaların sarısını yedirdi elleriyle üzerine. Fişini takıp ısıttığı davul fırının mandalını açıp sürdü tepsiyi fırına.

Bir saat sonra mis gibi tüten kokusuyla çıkardı taze pişmiş hamuru fırından. Tezgâha serdiği yamalı sofra bezinin üzerine bıraktı. Sonra dakikalarca izledi eserini. Muazzamdı. Çekmeceden aldığı defterden yırttığı sayfaya, yine televizyondan duyduğu ama çok iyi anladığı bir cümle yazdı yamuk yumuk yazısıyla:

“KONUNUN BÖREKLE İLGİSİ YOK.”

Kağıdı tepsinin üzerine bıraktı, üzerindeki önlüğü çıkarıp duvardaki çiviye astı ve arkasına bile bakmadan çıktı mutfaktan. Tahta kapı gıcırdamadı. İlk kez. Son kez.

Yazıyı nasıl buldunuz?

Oy için yıldıza tıkla!

Ortalama Oy / 5. Oy Sayısı

Oyu yok

We are sorry that this post was not useful for you!

Let us improve this post!

Tell us how we can improve this post?

Paylaşarak destek olabilirsiniz!
Previous Post

GÜL VE RUH / Gizem ENGİN

Cemre Poyraz

Cemre Poyraz

1990 / Kasım. Sonbaharda gelip baharı müjdeleyen. İstanbul müdavimi. Evli ve üç yavruya anne. Okur. Yazar. Öykü, şiir, deneme, masal ne bulursa yazar... Ara sıra editörlük yapar. Bir İdik Bin Olduk Edebiyat Grubu'nda aktif üye. Kitap kulübünde moderatör. Kolektif kitaplarda eserleri var.

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Hakkımızda

Kibele Kültür Sanat Logo

Kibele Kültür Sanat

Merhaba sevgili okur.

Mitolojide Tanrıların anası olarak bilinen Tanrıça Kibele’nin anaç, üretken, hayatın devamını sağlayan özelliklerinin uğruna inandık. Ve onun adını kullanıp Kibele Sanat olarak edebiyatta biz de varız dedik. Edindiğimiz misyonla amacımız; bizden önceki kalem ustalarımızın bayrağını, gelecek kuşaklara ulaştırmak. Çünkü edebiyat dünya tarihini içinde barındıran devasa bir ansiklopedidir… Devamını Oku

Arşivler

  • Ağustos 2026
  • Temmuz 2026
  • Haziran 2026
  • Mayıs 2026
  • Nisan 2026
  • Mart 2026
  • Şubat 2026
  • Ocak 2026
  • Aralık 2025
  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Eylül 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Aralık 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023

Kibele Kültür Sanat Logo

Kategoriler

  • Anlatı
  • Araştırma
  • Deneme
  • Genel
  • Hakkımızda
  • İnceleme
  • Kitap İncelemeleri
  • Masal
  • Öykü
  • Roman
  • Röportaj
  • Şiir
  • Sinema
  • Sizden Gelenler
  • Söyleşi
  • Tiyatro
  • Yeni Çıkanlar

Son Yazılar

  • Patatesli Börek
  • GÜL VE RUH / Gizem ENGİN
  • Kimse Anlamadı / Şahide Muhçu
  • Yalnız Kumsal / Eyüp Toru
  • (başlıksız)

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.

KİBELE Abone
No Result
View All Result
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Dergiler
  • Galeri
  • E-Dergi
  • Yazılar
    • Edebiyat
      • Şiir
      • Roman
      • Öykü
      • Deneme
      • İnceleme
      • Anlatı
      • Araştırma
    • Kitaplar
      • Kitap İncelemeleri
      • Yeni Çıkanlar
    • Tiyatro
    • Sinema
  • Yazarlar
  • İletişim
  • Üye Ol

Copyright 2023 - 2025 Haziran K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi All Right Reserved. Developer by Fedora Bilişim Teknolojileri İnternet Danışmanlık Hizmetleri Basım Yayın Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi. Bu sitede yayınlanan ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, hiçbir şekilde kullanılamaz, izinsiz kopyalanamaz. Tüm hakları K İ B E L E Kültür Sanat Dergisi Limited Şirketi'ne aittir.