İliklerini sömüren o terazi,
Hep yirmi bir gram eksik kefesi.
Haksızlıklarını kanattığın,
Akan kabusları tarttığın.
Dikili duran bir rüya bekçisi;
Ne git dersin ne gelir içeri.
Vehminde eşikler ağlar,
Daima kapıda nefesi.
Elinde zakkum çiçekleri,
Kökleri mavi mendile vefakâr.
Ruha değer tartarsın,
Her gece acılarını tattığın,
Terazinin sol kefesi ağır basar.
Göz pınarında rutubet, yaşlar sebebi
Akıttıkların bugüne yetişmedi.
Mavi mendile kuruladıkların,
Sandıklarda çeyiz diye kanar.
Evinde yosun tutan sandığın,
Hep aynı yerden kırılır kilidi.
En fazla iki zaman tutukladığın;
İçinde göz göze ayna ve cep saati.
Zakkumun nabzı ayıltır seni,
Bir bakmışsın ablukaya almış evini.
Perdeler mavi mendile halef kılar,
Vefasızlığa mahkûm evin gözleri.
Göğsünden açar kökleri,
Zaman sandıktan kanar.
Aynayı parçalar, kırar saati;
Zehri yüreğinden akar.
Senden yirmi bir gram çıkar.



