Önündeki ayıklanmış bezelyelerden avucunun ortasına birkaç bezelye tanesi alan adam, “Mendel’in bezelyeleri!” dedi.
Pazarcı, “Yok abi, o kadar uzağa gitme… Mersin’in bezelyesi bunlar, metrobüs gibi dolu.” dedi gülerek. Karşı çaprazdaki bezelyeci hemen lafa atıldı, “Abicim, n’apıcan tıkış tepiş metrobüsü bu sıcakta, hem vıcık vıcık ter kokar şimdi orası… Bak benim bezelyeler mermi gibi, ateş ediyor.”
“Hadi lan ordan! Müşterimi mi çalacaksın?” diye lafını yapıştırdı beriki bezelyeci.
Onlar tartışadururken, adam iki bezelye tezgâhının arasından çaktırmadan uzaklaştı. Bezelyeden vazgeçip fasulye aramaya başladı. Düşündü, acaba fasulyeler kılçıksız mıydı?


