Betül FIRAT: Öncelikle hoş geldiniz diyor ve söyleşimizin başlangıcında sevenleriniz sizi tanıyor
olsa da birkaç cümle ile kendinizden bahseder misiniz?
Can UÇAR: Kültürüne aşık, tanıdıkça daha da hayran olan ve öğrendiklerini şarkılar ve resimler
aracılığı ile aktarmaya çalışan bir kişiyim.
Betül FIRAT: Müzisyenliğe nasıl başladığınızdan ve ne kadar zamandır yaptığınızdan bahseder
misiniz biraz?
Can UÇAR: 4-5 yıl evvel elime ödünç geçen bir dombıra ile başladım. Öğrenmek için kaynağın
olmayışı beni meraklandırdı ve hırslandırdı. Bu süreci, denize düşüp yüzme bilmeyen bir
insanın yüzmeyi öğrenmesi gibi tanımlarım.
Betül FIRAT: Müzisyenlikle ilgili sizi en çok zorlayan konu ne olmuştur?
Can UÇAR: Kendimi tam anlamıyla müzisyen olarak görmediğim için buna net bir yanıtım yok.
Belki öğrenme süreci eğlenceli olduğu kadar sancılıydı. Öğrenme serüveni son nefese kadar
devam edecek. Sadece daha az eğlenceli ama çok daha rahat bir biçimde.
Betül FIRAT: Genelde Türk Ata müzikleri ve şarkılarını seslendirmektesiniz? Buna nasıl karar
verdiniz? Anlatır mısınız?
Can UÇAR: İnternette +10 yıl önce bunu gördüm ve Türk kültürünün ne kadar farklı yerlere
uzandığını idrak ettim. Bu zenginlik büyüleyiciydi. Başta var olan parçaları çaldım hoşuma gittiği
ve ruhumu dinlendirdiği için yapıyordum. Sonra bir rüya gördüm. Orada kızıl bir ormanın içinde
dev bir ağacın altında ak sakallı bir kişi, kopuz çalıyordu. Çaldığı ezgi benzersiz ve büyüleyiciydi.
Sabah uyanır uyanmaz kulağımdan hatırladığım kadarını çıkarmayı denedim. Çıkarabildiğimi
çıkardım unuttuğum yerlere ise eklemeler yaptım. Eklemelerle beraber büyüsü bozulmuştu
ancak bir şeyler var etmiştim. Zihnimdeki beste yapmanın imkansızlığına dayalı olan bütün
bariyerler yok olmuştu. Şu an ise nota bilmeden onlarca ezgi besteledim. Henüz paylaşılmamış
olsalar bile varlar. Yaptığım şeyin ise tam olarak ata müziği olduğunu söyleyemem. Yine de
atadan gelen geleneksel tekniklerle şarkılar icra ediyorum ve besteliyorum. Buna ata müziği
diyebileceğimizden emin değilim. Çünkü atalarımızın nasıl müzik yaptığı konusunda elimizde
çok detaylı bilgiler yok.
Betül FIRAT: İleriye yönelik kişisel ve toplumsal hedefleriniz nelerdir?
Can UÇAR: Dadaloğlu yiğit bön gerek der. Buradaki bön, ahmaktan öte, kurnazlıktan uzak hin
olmayan demektir. Kurnazlıktan uzak onurlu bir yaşam ve ölüm isterim. Bu süreçte ölümsüz
olma kaygısı olmadan bu güzel kültürü hakkettiği değere yükseltmek için çalışmalar yapmak
isterim.
Betül FIRAT: Sizi etkileyen şair, yazar veya sanatçılar kimlerdir?
Can UÇAR: Sibirya’daki Kayçılardan (ozan) tutun Anadolu’daki erenlere, yiğitlere kadar
sayabileceğim o kadar ad var ki… Birini bile unutsam gece rahat uyuyamam o yüzden tek bir
arketip söyleyip sıyrılayım. Köroğlu…
Betül FIRAT: Biz sizi şarkılarınızla tanıyoruz, karizmatik duruşunuz da beğeni topluyor baya.
Şarkılar haricinde sanatın hangi alanları ile ilgileniyorsunuz? Diğer yönlerinizden de bahseder
misiniz?
Can UÇAR: Resim çizerim ve şiir yazarım. Bu 3 uğraşı bir arada kullanıyorum. Şarkılar için şiir
yazıp şarkılar için çiziyorum.
Betül FIRAT: Sanatın mükâfatı dinleyici ve takip edenlerdir ama size nasıl kazanımlar elde
ettirdi?
Can UÇAR: Çok güzel insanlarla tanıştım. Mahalledeki fırıncı bile bazen bedava kurabiye verir.
Bunlar bile yeterlidir.
Betül FIRAT: Şu ana kadar sohbetimizi okuyan ve bizlere eşlik eden dostlara son olarak ne
söylemek istersiniz?
Can UÇAR: Buraya kadar okuduysanız sağ olun, var olun. Son dönemlerde itici ve pespayeymiş
gibi gözümüze sokulan ve yok edilen, değersizleştirilen kültürel ögelerimizi tanımak ve
hakkettiği değeri vermek bizim elimizdedir. Ön yargılıysanız ve bu tür meseleleri daha önce hiç
düşünmediyseniz, Dede Korkut okuyun fantastik evrenlerin en güzel örneklerini göreceksiniz.
Köroğlu okuyun isyankâr, gururlu ve onurlu kahramanların sadece Robin Hood’lar ve
Cyrano’lar olmadığını göreceksiniz. Kayçılara bakın. Doğaya hürmeti göreceksiniz. Kültürümüz
rengarenktir. Buna beraber sahip çıkalım ve karartmayalım. Esen kalın
Paylaşarak destek olabilirsiniz!