Nasırlaşmış elleri, çatlamış avuçları
Bir elinde kazma, bir elinde kürek
Acıyla yoğrulmuş koca bir hayat
Çaresizce çöker yüreğine ağırlık
Islanır gözleri, sessizce akar
Bazen yerin altında
Bazen yerin üstünde
Hasrettir onun hayatı
Sevdiklerinin yüreğinde saklı
Gülmez yüzü, güldüğünde bile
Kömür karası sarar gülüşünü
Gün yüzüne hasrettir
Ekmek parasıdır derdi
Bir can pazarıdır her gün
Okula giden çocukları
Ödenecek kira, faturalar
Hiç acımaz hayat
Bir grizu alır canını ansızın
Kurtulur belki emekli olursa
Ama yorgun düşer kömür karası yüreği
Sessizce göçer bir gün
Ardından okunur selâsı
Dualar yetmez artık
Ödenmez su, elektrik borcu
Nasırlaşmış elleri
Bir çiçeği tutamadan
Göçüp gider madenci



