Anlayamazsın,
Kanat çırpmanın ne demek olduğunu,
Uçan bir kuşun kalbini avuçlamadan!
Gördüm sananı gör de,
Ağma nedir bilmeden , gördüm deme!
Görmeyi diline lal et,
Göremezsin kör olmadan!
Görünenin buğusunu sorma gönlüne!
Sorsan da gönül sağır, gönül kendinden sorumlu…
Sessiz bir tınısı var ki Onun, duydum deme!
Hakikati duyamazsın sağır olmadan…
Akla öğretme sen yolunu…
Akıl bilge… Akıl yorgun,
Bilgeler yorgun olur, yorgunlar deli…
Bakarak anlayamazsın delideki veliliği!
Sen Veliye deli deme!
Tohum büyüyecekse, su şaşmaz da yolunu,
Yolda bulur tohumu…
Sen su ol, suya yol öğretme!
Anlayamazsın ateşi, tutuşmadan,
Tutuşup alev almadan yandım deme!
Yandım deme kül olmadan…
Kül olmadan uçtum deme,
Tüy durur ayakta rüzgar olmadan,
Rüzgara karşı dik durdum deme!
Kendini bil, içindeki sevgiyi,
Kendi duy, kelimelerini,
Kendini duymadan bildim deme!
Bildim deme duyduğunu, unutmadan…
Aynaya bak olduğunu sev,
Sevdim deme kendine sarılmadan!
Anlayamazsın kırılmadan bütün olanı,
Toplamadan geçmişten parçalarını,
Bugünü düşün, yarın olsun deme!
Yaşadım deme kendin olmadan!
İnmeden en dibe, bulamazsın en yükseği,
Anlayamazsın bulutsuz gökyüzünü,
Gökyüzü olmayan güneşi,
Güneşsiz topraksın çürürsün!
Toprakta çürümeden,
Olmadan toprak, insan oldum deme!
İnsan ol, topraktan et, etten toprak!
Toprağa bir hikmet, hikmete ne sual!
Öldüm deme önce insan olmadan!


